( ÜÇ HİLAL TV-Melek ürper) Lady Gaga, Netflix’in Wednesday dizisinin galasında genç tasarımcıların eserleriyle göz kamaştırdı.
New York’ta düzenlenen Netflix Spotify Wednesday 2. Sezon “Mezarlık Galası”, Guastavino’s mekanında unutulmaz anlara sahne oldu.
Lady Gaga, gotik ve teatral tarzıyla geceye damgasını vurdu. Genç yeteneklerin tasarımlarını bir araya getiren Gaga, Central Saint Martins mezunları Anton Femia ve Matthew David Andrews’un eserleriyle kırmızı halıda adeta bir cadı masalından fırlamış gibiydi.
Jenna Ortega ile yan yana yürüyen pop ikonu, Marc Jacobs’un çarpıcı platform ayakkabılarıyla tamamlanan görünümüyle moda dünyasında yeni bir tartışma başlattı.
GOTİK VE TEATRAL BİR ŞÖLEN
Gaga’nın galadaki tarzı, Belçikalı tasarımcı Anton Femia’nın “Ormanda Yürüyüş” koleksiyonundan “Uçan Cadı” adlı tek parça bir tasarımdı. Siyah tül kumaştan üretilen bu eser, kemikli bir korse, kadife kurdeleler ve geniş organza pantolonlarla dikkat çekti. Kıyafetin en çarpıcı detayı, Femia’nın kız kardeşi Lucia tarafından tasarlanan yanardöner sinek kanatlarıydı. Gaga’nın başındaki şemsiye çivili, siyah ve zehir yeşili şapka ise Matthew David Andrews’un “Essex’in Venedik’i” koleksiyonundan çıkma bir sanat eseriydi.
Şapkayı, yetkin şapkacı Jenny Beattie tasarladı. Her iki tasarımcı da Central Saint Martins’ten mezun olmuş ve Gaga’nın bu görünümüyle bir araya gelmeleri tesadüfi bir başarı hikayesi yazdı.
GENÇ YETENEKLERE DESTEK
Lady Gaga, kariyeri boyunca genç ve yenilikçi tasarımcıları desteklemesiyle biliniyor. 2009’da Manchester Met öğrencisi Holly Jayne Smith’in böcek kanatlı transparan mavi elbisesini giyen Gaga, 2014’te Hong Konglu tasarımcı Wilson PK’nin tüm koleksiyonunu satın almıştı. “Bad Romance” klibinde Rachael Barrett’in silikon elbiselerini tercih eden sanatçı, London College of Fashion öğrencisi Christian Cowan-Sanluis’in ışıltılı pembe takımıyla da dikkat çekmişti. Gaga’nın bu tutumu, moda dünyasında genç yeteneklere ilham olmaya devam ediyor.
Andrews, “Gaga’nın tasarımlarımı giymesi bir onur. Onun McQueen gibi isimleri taşıması, beni moda dünyasına yöneltti,” diyerek duygularını ifade etti.
DOĞADAN VE TARİHTEN İLHAM
Anton Femia ve Matthew David Andrews’un tasarımları, doğa, tarih ve queer kimlik gibi temalardan besleniyor. Femia’nın “Uçan Cadı” tasarımı, Belçika kırsalındaki ormanlar, böcekler ve örümcek ağlarından ilham alıyor. Tasarımcı, çocukluğunu geçirdiği Benin ve Bolivya gibi kültürlerin doğayla ilişkisini koleksiyonuna yansıtıyor. Femia, “Bu kültürlerde doğa, bir tatil kaçamağı değil, yaşamın bir parçasıdır,” diyor. Andrews ise 1958’de memleketi Wickford’da yaşanan sel felaketinden esinlendiği koleksiyonunda, suyun ve rüzgârın şekillendirdiği siluetler kullanıyor. Şemsiye çivili şapkası, bu fırtınalı metaforun bir yansıması. Her iki tasarımcı da teatral siluetler ve tarihsel referanslarla Gaga’nın cesur tarzına mükemmel bir uyum sağladı.
GELECEĞE YÖNELİK HAYALLER
Gaga’nın galadaki görünümü, genç tasarımcılar için bir dönüm noktası oldu. Andrews, tasarımlarının Gaga’nın ikonik arşivine eklenmesinden gurur duyarken, gelecekte Met Gala gibi prestijli etkinliklerde eserlerinin yer almasını hayal ediyor. Femia ise Belçika’ya dönerek Antwerp’te yüksek lisans yapmayı planlıyor ve FKA twigs ya da Elsa Hosk gibi isimlerle çalışmayı hedefliyor. İki tasarımcı da Gaga’nın cesur ve özgün tarzından ilham alarak moda dünyasında sınırları zorlamaya devam ediyor.
MODA DÜNYASINDA YENİ SOLUK
Lady Gaga’nın Wednesday galasındaki görünümü, yalnızca bir kırmızı halı anı değil, aynı zamanda genç tasarımcıların potansiyelini dünyaya gösteren bir manifesto niteliğindeydi. Gotik estetiği, teatral detayları ve yenilikçi yaklaşımıyla Gaga, moda dünyasında bir kez daha fark yarattı. Anton Femia ve Matthew David Andrews’un tasarımları, Central Saint Martins’in yaratıcı ruhunu yansıtırken, Gaga’nın genç yeteneklere verdiği destek, moda dünyasında yeni bir neslin yükselişine işaret ediyor.
haber: Melek Ürper