Uzun yıllardır Medyada sıkça dile getirilen ve artık ulusal bir skandal konusu olan Kadın cinayeti, Doğurganlığın azalması ve Gençlerin evlilikten kaçmasının sebebleri’ ni bu yazımda sizlerle paylaşmak istedim sıralı bir şekilde konuları ele alarak açıklayalım.
Toplum Medeni ve aile yapısını korumak ilk önce devletin koruması gereken kavramlardan öncelikli konulardan en önemlisidir. çünkü geçmiş tarihlerde işgalci devletler bir ülkeyi işgal etmeye başlamadan önce işgal altına alacağı ülkeye farklı konularda yetiştirilmiş misyoner ve Antrapologları o ülkeye yerleştirerek bulundukları kent ve şehirlerde ilk yaptıkları çalışma eylemi bölgenin örf adet ve aile yapısını bozmaya yönelik çalışmalar olduğu geçmiş savaş tarihçileri ve kayıtlarda net olarak görülmektedir bu nedenle ülkemizde toplumsal aile yapısının bozulmasıyla oluşan sebebleri sıralayarak çözüm nasıl olmak zorunda tarihe not düşerek yazalım.
Medeni hal durumu ve evlilik: TC. Resmi Dini olarak kabul gören İslam dinimize göre Evlilik ve Aile kurumu en kutsal merci olarak ayetler de ve islam alimleri tarafından binlerce kitapta dinimizin Evlilik kurumunu kutsallaştırdığı apaçık görülmüştür. tabi Evlilik diğer Dinler olan Hristiyanlık ve Yahudi dinlerinde de Kutsal olarak kabul görmektedir Tevrat-Zebur-İncil ve Kitabımız Kuranı Kerim de Evlilik kutsal kitaplar da önemi ayetlerde net yer verilmiş ve T.C Aile kanun ve yasaları Kitabımız Kuranı Kerim ve İslam yasalarına dayanmaktadır ve Türk toplum Aile yapısı Dünyaya örnek olması nedeniyle 2002 yılına kadar olan TCK Kanunları dünyada 45 yıldır Hala 57 Ülkede Resmen Kullanılmaktadır. 26 Eylül 2004 yılında TCK. Aile koruma kanunu olarak bilinen Kadını ve Erkeği eşit seviyede caydırıcı esas olarak kabul edilen Zina‘nın suç unsurundan çıkarılması Zaman içerisinde Toplumsal birçok Kaos ve Olaylara neden Olmakla beraber LGBT denilen sapkın kişilerin de yayılmasına neden olduğu apaçık görülmektedir. 26 Eylül 2004 yılı öncesi ve sonrası sürekli gündemde olan sorunları sıralayalım.
1980-2002 yılları arası namus ve kadın cinayeti 741 kişi öldürülmüş 4761 kişi yaralı 161 şüpheli ölüm kayıtlara geçmiştir.
2004-2024 yılları arası adli kayıtlara geçen namus ve kadın cinayeti 4793 kişi öldürülmüş 12 bin ve üzeri yaralı 467 şüpheli ölüm kayda geçmiştir
1980-2024 yılları arası adli kayıtlara geçerek paylaşılan namus cinayeti nedeniyle erkek 2741 kişi öldürülmüş 33 bin kişi üzeri yaralı olarak kayda girmiştir.
2006-2025 yılı arası gayrimeşru ilişki nedeniyle doğarak kasti şekilde öldürülen bebek sayısı 2 bin ve üzeri tahmin edildiği gibi ölüme terkedilerek bulunup tedavi altına alınan bebek sayısı 5 bin civarı olduğu tahmin edilmektedir.
2006-2024 yılı arası TUİK verilerine göre tahmini Boşanan kişi sayısı 3.5 milyon kişi olmakla beraber sadece 2024 ve 2025 yılı arası boşanma nedeniyle mağdur çocuk sayısı 200 bini resmi veriler ile açıklanmıştır.
Yukarıda paylaştığımız acı verici Tablonun ana sebebi birçok araştırmacı ve yazarın sürekli dile getirdiği Kadın ve Erkeği Evlilik kurumu içerisinde koruyan (ZİNA) Kanunun suç unsurundan kaldırılması nedeniyle olduğu tespit edilmekle beraber Kadın ve Erkeğin aldatılma korkusu nedeniyle Resmi evlilik yapmadığı apaçık görülmekte olup evlilik kurumu 2000 li yıllarda doğan ve günümüzde genç olarak tabir ettiğimiz kişilerle yapılan ankette /80 nin evlilik yapmak istemediği flört yaşamak istediği çocuk yapmayı tercih etmedikleri net olarak anketlerle onaylanmıştır. tabi evlilik ve çocuk yapma Ekonomik koşulların etkisi sebebiyle /33 olduğu yapılan sohbetlerde verilere girmiştir.
Zina Kanunun suç unsuru olmaktan TCK. çıkarılması nedeniyle bu bizi Avrupalı Medeni bir toplum yapmaz Bizim TCK. Kanunumuz içinde yer alan (zina ) Kanunumuzu 17 Avrupa ülkesi 8 Federal bölge ülkesi hala net olarak kullanmaktadır. ve eşleri ve aile ahlak yapısını korumak amacıyla Türk Zina Ceza Yasasının önemli bir yasa olduğunu açıklamasını yapmışlardır.
Bugün ise ülkemizde Fuhuş artış gösterdiği gibi ahlak dışı Hareket ve Söylemlerde bulunan Kişiler Her yaptığı yanlış yaşam tarzını ve söylemini aleni yaparak normalmiş gibi sosyal Medya da Ulusal TV kanalları gündüz kuşaklarında artık bu Ahlak dışı yaşam kavramları reality show olarak bizlere ve yeni yetişen gençlere izlettirilmektedir.
Örnek: ( Esra Erol programında Evli Kadın ve Erkekler çocuklarını bırakarak başka Evli biriyle aleni aşk yaşadıklarını dile getirerek zina işlediklerini ve İmam nikahı kıydık diyerek Dini değerleri ve toplumsal aile yapısı ayaklar altına alındığını defalarca şahit olduk ve medyada yansıyan haberler de bu olayların sonucu cinayet ve yaralanma olduğunu gördük.)
Soru. Evli kadın Başkasıyla dini nikah Kıyabilirmi? Evli bir kadın Dinimize göre Kocası ölmediği Takdirde ve Eşinden Boşanmadığı Takdirde başka biriyle nikah kıyamaz caiz değildir Haramdır yanlızca kendilerini kandırırlar.
Soru. Evli erkek Başkasıyla dini nikah Kıyabilirmi? Evli bir kadın nasıl Dinimize göre başkasıyla evlenemediği gibi Evli bir Erkekte başkasıyla boşanmadan veya eş rızası almadan Dini nikah kıyamaz dinimize göre haramdır. Eş rızası ( Ölümcül hastalık – Bakıma Muhtaç – Yatalak vs.) Bu hallerde bile kadın rızası yoksa nikah kabul görmez zina olarak kabul edilir.
( Diyanet işleri başkanlığının bu konuda devreye girerek Cuma Namazlarında ve Ayrıca resmi Kanallarda Nikah nasıl kıyılır hangi hallerde kabul görür hangi hal durumda nikah kıyılamaz Toplumu bilinçlendirmesi çok önemli ve erzem bir durumdur )
Açıkladığımız gibi Toplum Aile Medeni durumu korumak Caydırıcı yasalarla mümkündür 26 Eylül 2004 Kaldırılan Yasanın tekrar yürürlüğe girmesi iyi olacağını düşünmekteyim çünkü Peygamber efendimiz Aile bir toplumun temelidir onu koruyunuz demiştir. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ise Dünyaya örnek Olan Türk Toplum Aile yapısını korumak vatanı korumaktır demiştir. Dinimizin ve Ülkemizin kurucularının ilk önceliği Aile olmuştur bunu da unutmayalım.
ADEM YAŞAR
























