BURSA (AA) – Osmangazi ilçesi Muradiye Mahallesi’ndeki atölyesinde ham ipeğin nemini kaybetmeden ipliğe dönüştürüldüğü, yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip devdahlık sanatını yaşatmaya çalışan 61 yaşındaki Şengünalp, her gün 6 saatlik mesaisinde ortalama 20 kilometre koşuyor.
Devdahlık sanatının son temsilcilerinden olan Şengünalp, mesleğini sevdiği için 54 yıldır çalışmaya devam ediyor.
Geleneksel yöntemlerle ham ipekten ip hazırlamak için 7 yaşından beri çalışan Şengünalp, 20 Ocak’ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Takdim Töreni’nde “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldı.
Mesleğini elverdiği sürece sürdürmek isteyen Şengünalp, ömrünü adadığı mesleğini “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülüyle taçlandırmanın gururunu yaşıyor.
Ertuğrul Şengünalp, AA muhabirine, devdahlığı aile mesleği olarak dedelerinden, babasından öğrendiğini söyledi.
Aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı olduğunu belirten Şengünalp, “2014-2015 yılları arasında Kültür Bakanlığı sanatçı kartını almıştım. İşte o günden bugüne festivallere, programlara katılarak sanatımızı hep icra ettik, üretime devam ettik.” dedi.
Şengünalp, aldığı ödülden dolayı gururlu olduğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzün katkılarıyla Bakanlığa, ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülü için dosyam gönderilmiş. İnceleme sonucunda da ödüle layık görüldüm. Bursa’da bu ödülü alan ikinci kişi oldum. Ailem adına, bu sanatı yapan ölmüş, gelmiş geçmiş babalarımız, dedelerimiz adına da çok gururluyum. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Kültür ve Müdürlüğümüzün çok büyük emekleri var. Bu ödülü özellikle Cumhurbaşkanımızın elinden almak benim için çok gurur vericiydi. Dünyaya liderlik yapmış Cumhurbaşkanımızdan ödülü almak beni çok gururlandırdı.”
“Bu sanat tarihin tozlu sayfalarına gömülmesin”
Devdahlık kelimesinin dev gibi güçlü, sağlıklı insanların koşması anlamına geldiğini aktaran Şengünalp, “Atölyem 22 metre uzunluğundadır. Toprak zeminde her gün 700 gram iplik üretebilmek için ortalama 20 kilometre koşuyorum. Bu ürettiğimiz iplikleri de ondan sonra zeytinyağlı sabunlarda kaynama aşamasına getiriyoruz.” dedi.
Şengünalp, bu kaynatmayı ipeğin doğal rengine ulaşması için yaptıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Doğal rengine kavuştuktan sonra bu kaynama esnasında 1 kilogram ipek, 700 ila 750 gram arasına iner. Bundan sonra 300 küsür tane bizim renk kartelimiz vardır. Renklerine göre ipeklerimizin boyamasını yapıyoruz. Siparişlerimiz de halk eğitim merkezleri, olgunlaşma enstitüleri, Türkiye genelindeki çeyize çok önem veren bazı yörelerimiz var, oralardan gelir. Mesela Ankara Nallıhan, Ödemiş, Aydın, İznik gibi bu yörelerde iğne oyaları çok ünlüdür, çok meşhurdur. O tür yörelerde de kızların çeyizlerinde ipek iğne oyaları olmazsa olmazdır. Yani kısacası kullanım alanlarımız da buralardır.”
Sanatını sağlığı elverdiği müddetçe sürdürmek istediğini aktaran Şengünalp, “Bu sanat ben bıraktıktan sonra, belki 3-5 sene sonra bıraktığım zaman tarihin tozlu sayfalarına gömülmesin.” diye konuştu.
Muhabir: Mustafa Yılmaz
























