Terörsüz Türkiye söylemi için kurulan komisyon öncesi DSP Genel Başkanı Mehmet Önder Aksakal geçmişe vurgu yaparak Diplomasi dersi gibi açıklamalarda bulunmuştu.
Terörsüz Türkiye Açılımı sonrası TBMM içerisinde basın açıklaması ve meclis içi soru önergesi ile ses getiren DSP gurubu tek millet vekili Sayın Önder Aksakal Tarihi Konuşmalara imza Attı Sayın Aksakal Basın Toplantısında şu şekilde konuştu : Son zamanlarda, ” Terörsüz Türkiye” söyleminin uygulamaya geçirilmesi için bir takım girişimler, görüşmeler ve programlar yapılmaktadır.
Ancak bu konuda kamuoyuna ve terörist başı Abdullah Öcalan’ı, Kenya’da yakalayıp, bağımsız Türk adaletine teslim eden parti olarak bize, Devletimizin yetkili makamları tarafından bugüne kadar herhangi bir bilgi de verilmemiştir.
Bu hafta sonuna doğru Irak’ın kuzeyinde Süleymaniye’de miktarı konusunda çeşitli rakamlar telaffuz edilen ama az sayıda PKK’lı teröristin sembolik olarak silahlarını bırakma töreni düzenleneceğini ve bu törene katılmaları için Türkiye’den de bazı siyasi Partilerin, Sendikaların ve Sivil Toplum Kuruluşu temsilcilerine davetiye gönderildiğini basın ve medya aracılığı ile öğrenmiş bulunuyoruz.
Şu kadarını açık ve net olarak belirtmek isterim ki; Dünyanın hiçbir yerinde teröristler törenle teslim alınmamıştır!
Söylenene göre Süleymaniye’deki törende sembolik sayıda terörist silahlarını bırakacaklar ancak kendileri Türk makamlarına ve adaletine teslim olmayacaklardır.
Daha önce yaşadığımız Habur rezaletini, bu sefer Süleymaniye’de milletimize yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur. Kadim Türk devleti, Süleymaniye’de mizah konusu yapılmamalıdır.
Bu konuda Devletimizi yöneten kurumlara ve makamlara olan güvenimizi korumak istiyoruz. Ancak teröristlerle ilişkilerde dikkatli, tedbirli, temkinli ve her zaman şüpheci olmak zorundayız.
Çünkü adı üzerinde, karşımızdaki yapı bir terör örgütüdür ve sözde teslim olacaklar ise ülkesine ve devletine başkaldırmış, işgalci yayılmacı emperyalist stratejilerin parçası ve piyonu olabilecek düzeyde karaktere sahip teröristtir.
Bugün itibariyle süreci değerlendirmek gerekirse bin yıllık kadim Türk Devleti ile 50 yıllık hain bir terör örgütü arasında detaylarına vakıf olmadığımız bir diyaloglar silsilesi devam etmektedir.
Terörle mücadelenin gerekli şartları mevcut Anayasal düzenimiz içerisinde yöntem ve sonuçları itibariyle tanımlanmış, tarif edilmiştir.
Bunun da hiçbir yerinde “terörle müzakere” gibi bir görev tanımı yoktur. Dedi
Ayrıca Meclis Grubu oturumunda gündeme gelen Diyarbekirspor un adının Kobani Spor olarak değiştirilmesine sert tepki Olarak konuşan Aksakal tepkisini meclis oturumunda söz alarak şu şekilde ifade etti : Gerekçe olarak da bu kararın yalnızca bir isim değişikliği olmadığı belirtilerek yürütülen barış sürecine, birlik ve kardeşliğin yeniden yeşermesine duydukları güçlü inancın bir ifadesi demişler.
Buradan uyarıyoruz! Bu gidiş gidiş değildir. Bu gibi sözde kardeşlik adı altında gündeme getirilen isim değişiklikleri yarın başka noktalara evrilebilecek potansiyele de sahiptir.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı, Trabzonlu, kendisini yıllarca Türk milliyetçiliğinin fedaisi olarak lanse etmiş Sayın İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’na sormak isterim;
Bu karar doğru ve kabul edilebilir bir karar mıdır? Eğer doğru ve kabul edilebilir bir karar ise “tarihi barış sürecine katkı sunmak için” yine tarihten bir alıntıyla Trabzonspor’un adını Trapezus Spor olarak değiştirmeyi düşünüyor musunuz?” Bu söylemler sonrası DSP nin Doğru tutumu ne olacak?
Haber: üç hilal tv






















