BRÜHL (AA) – Friedrich Merz, Brühl kentindeki Augustusburg Şatosu’nda düzenlenen Almanya-Fransa Bakanlar Konseyi’nin ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ortak basın toplantısı düzenledi.
İki ülkenin yaklaşık bir ay önce ortak savaş uçağı planının sanayi alanındaki görüş ayrılıkları nedeniyle başarısız olduğu sonucuna vardığını belirten Merz, “Bu gerçek karşısında gözlerimizi kapatmadık ve gerekli sonuçları çıkardık.” dedi.
Merz, buna rağmen yeni nesil savaş uçağı, insansız hava araçları ve bunları birbirine bağlayan dijital sistemlerden oluşması planlanan FCAS üzerindeki çalışmaların sürdürüleceğini dile getirdi.
Dijital kumanda ve veri paylaşımını sağlayan teknolojilerin uzun vadede yeni bir savaş uçağından daha önemli hale gelebileceğine işaret eden Merz, iki ülkenin savunma sanayisindeki işbirliğini yeni bir temele oturttuklarını belirtti.
Merz, Almanya ile Fransa’nın entegre hava savunma sistemleri ve uzun menzilli silahların ortak geliştirilmesine ağırlık vereceğini vurguladı.
Almanya’nın, Alman-Fransız tank ve askeri kara sistemleri üreticisi KNDS’den hisse almayı planladığını açıklayan Merz, satın alma işleminin ardından iki ülkenin şirkette eşit ortak olacağını ve stratejik kararları birlikte alacağını belirtti.
Fransa’nın nükleer caydırıcılık teklifi değerlendirilecek
Merz, Almanya ile Fransa’nın ortak caydırıcılık kapasitesini nasıl güçlendirebileceklerini incelemek üzere stratejik bir çalışma grubu oluşturduklarını bildirdi.
Macron’un, Fransa’nın nükleer caydırıcılık kapasitesinin ortak güvenlik kapsamında değerlendirilmesine yönelik teklifini ilk kez kabul ettiğini dile getiren Merz, geçmişte Charles de Gaulle’ün de Fransız nükleer korumasının Almanya topraklarını kapsaması yönünde teklifte bulunduğunu ancak bunun Almanya tarafından kabul edilmediğini söyledi.
Merz, bugünkü güvenlik koşullarının yeni cevaplar gerektirdiğini, Alman konvansiyonel kuvvetlerinin ilk kez Fransa’nın nükleer caydırıcılık tatbikatına katılacağını ifade etti.
Bu çalışmaların NATO bünyesindeki nükleer caydırıcılık ve paylaşım politikasını tamamlayacağını vurgulayan Merz, oluşturulan çalışma grubunun iki ülkenin savunma kapasitesini güçlendirebilecek bütün stratejik seçenekleri değerlendireceğini belirtti.
Merz, sürecin gelecekte yeni bir ortak savunma doktrinine dönüşebileceğini ancak bunu söylemek için henüz erken olduğunu dile getirdi.
Ankara’daki NATO Zirvesi
Ukrayna’ya desteğin Avrupa’nın güvenliği açısından kilit önemde olduğunu söyleyen Merz, Almanya ile Fransa’nın Ukrayna’ya diplomatik, askeri ve mali destek vermeyi sürdüreceğini vurguladı.
Merz, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi ile bu hafta Paris’te gerçekleştirilen “Gönüllüler Koalisyonu” toplantısına değinerek, bu toplantılarda başlatılan çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
“Amacımız Ukrayna’nın egemenliğini ve Avrupa’nın güvenliğini koruyan bir barıştır.” diyen Merz, Fransa’nın girişimiyle “Gönüllüler Koalisyonu”nun sonbaharda düzenleyeceği tatbikata Almanya’nın da katılacağını açıkladı.
Merz, Rusya’nın Avrupa’nın güvenliğini tehdit ettiğini, Çin’in Avrupa ekonomisine meydan okuduğunu ve transatlantik ortaklığın eskisi kadar kendiliğinden kabul edilen bir ilişki olmaktan çıktığını savundu.
Almanya ile Fransa arasındaki işbirliğinin bu koşullarda vazgeçilmez olduğunu söyleyen Merz, “Fransa ile dostluk ve birleşik bir Avrupa için ortak çalışmalarımız Alman dış politikasının merkezindedir. Biz size güveniyoruz, siz de bize güvenebilirsiniz.” diye konuştu.
“FCAS’ın başarısızlığından sonuç çıkardık”
Fransa Cumhurbaşkanı Macron da bulundukları Augustusburg Şatosu’nun, Fransa ve Almanya arasındaki barışın sembolü olduğunu belirterek, eski Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün ilk Almanya ziyaretini de buraya yaptığını söyledi.
“Bu 26. Fransa-Almanya Bakanlar Kurulu’na, açık sözlülük, dostluk, pragmatizm ve istekli bir yaklaşım damga vurdu.” diyen Macron, Avrupa topraklarında bir savaşın yaşandığını, teknoloji ve göç konusunda sorunlarla karşı karşıya olduklarını ve Çin’in agresif bir ticaret savaş gütmekte olduğunu ifade etti.
Macron, “Bunların tamamı ekonomik büyümemizi, bazen ekonomik modelimizi ve Avrupa’mızı kuran birçok temeli sorgulatıyor.” diyerek, Fransa ve Almanya anlaşamayınca Avrupa’nın ilerleme kaydedemediğini dile getirdi.
İki ülkenin ortak Yeni Nesil Hava Muharebe Uçağı Sistemi (FCAS) Projesi’nin iptal edilmesine değinen Macron, “Bundan üzüntü duyuyoruz, çünkü her açıdan ideal bir durum değil. FCAS’ın başarısızlığından sonuç çıkardık.” diye konuştu.
Macron, Fransa’nın nükleer caydırıcılığı konusunda Almanya’ya avangart görev tanındığını, bu konuda gizli bir belgeyle çok sayıda şey planladıklarını söyledi.
Hava savunma sistemi konusunda Avrupa’nın egemen olmasını istediklerini belirten Macron, yeni nesil SAMP/T Hava Savunma Sistemi’ni Almanya ile de birlikte üretmek istediklerini dile getirdi.
Macron, her konuda Avrupa’yı öncelikli kılma isteklerine işaret ederek, “Ren (Nehri’nin) ötesini okyanusun ötesine tercih ediyoruz.” dedi.
Diplomatik ve ekonomik alanda Çin’e karşı olmadıklarını ancak Avrupa’nın bu ülkeyle olan ticaret açığının her gün bir milyar avroya ulaştığını ifade eden Macron, bu nedenle Avrupa’da onlarca istihdamın yok olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Avrupa sanayisini koruyan araçları oluşturması için baskı kurmaya devam edeceklerini belirten Macron, dış müdahaleler ve çevrim içi dezenformasyona yönelik mücadelelerini sürdürmek istediklerini dile getirdi.
Macron, Merz ile çocukları çevrim içi içeriklerden korumak konusunda hemfikir olduklarını, demokrasilerini sosyal medya ve yapay zeka karşısında koruma konusunu AB düzeyine de taşımak istediklerini söyledi.
“Onlar için daima en kötüsünü öngörmeyin”
Fransız siyasetçi Marine Le Pen’i 2027 cumhurbaşkanı seçimleri için önde gösteren anketlere dikkati çeken Macron, “Anketler konusunda temkinli olun. Temmuz 2016’da seçilmesi gereken birçok insan biliyorum, bunlar Mayıs 2017’de gördüklerimizle illa aynı kişiler değildi.” diye konuştu.
Macron, Fransız milletine güvenilmesi gerektiğini belirterek, “(Fransızlar) Onlar için daima en kötüsünü öngörmeyin.” dedi.
Macron, Umman sularındaki saldırılara ilişkin de İran’ın ABD ile imzaladığı mutabakat zaptına uyması gerektiğini kaydetti.
Muhabir: Mesut Zeyrek, Esra Taşkın




















