AMSTERDAM (AA) – Hollanda merkezli teknoloji haber sitesi Tweakers’ta yer alan analize göre, Hollandaca adının kısaltmasıyla DAWO olarak bilinen “Kamu Dijital Özerk Çalışma Ortamı”, Hollanda’da geliştirilen Linux dağıtımı NixOS üzerine kuruluyor.
Proje, işletim sisteminin yanı sıra ofis yazılımlarını, iş birliği uygulamalarını, bulut hizmetlerini ve bilgi işlem birimlerinin kullandığı yönetim araçlarını da kapsıyor.
Sistemin ilk pilot uygulamaları, Hollanda’da bazı kamu kurumlarında kapalı devre ve küçük ölçekte sürüyor.
UCM’ye yönelik yaptırımlar dönüm noktası oldu
Tweakers’daki analizde, DAWO projesi’nin ABD yönetiminin 2025’in başında Lahey merkezli Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yaptırım kararı almasıyla teknolojik bağımlılık kaygılarının artması üzerine ortaya çıktığı ve uzmanların, UCM’ye yönelik ilk kısıtlamalar yürürlüğe girdiğinde Hollanda hükümetinin birçok temel hizmete erişimin ABD yönetiminin politikalarına bağlı olduğunu fark ettiği ifade edildi.
Analizde, maliyet kaygılarının artık dışa bağımlılık riski karşısında önemsiz kaldığı belirtilerek temmuzdan bu yana hızlanan projenin 8 belediyede pilot çalışmalarına başlandığı ve 2027’de ilk sürümünün tamamen kullanıma açılmasının planlandığı kaydedildi.
Avrupa dışı teknolojilere bağımlılık casusluk ve dış müdahale riski taşıyor
Hollanda hükümetinin resmi internet sitesinde DAWO projesinin anlatıldığı sayfada, İçişleri ve Krallık İlişkileri Bakanlığı bünyesinde geliştirilen projenin, kamu çalışma ortamları için dijital olarak özerk ve birlikte çalışabilir bir altyapı oluşturmayı amaçladığı belirtiliyor.
Projenin amaçları arasında Hollanda’nın dijital bağımsızlığını güçlendirmek, kamu kurumları ile toplum arasındaki iş birliğini ve bilgi paylaşımını geliştirmek, güvenliği ve veri korumasını sağlamak yer alıyor. Proje ayrıca yeniliği ve daha verimli iş süreçlerini teşvik etmeyi ve kamu bilgi işlem sistemlerinin denetlenebilirliğini artırmayı hedefliyor.
Sayfada, Hollanda devletinin Avrupa dışı teknolojilere büyük ölçüde bağımlı olduğu belirtiliyor. Bu bağımlılığın devleti, kritik sistemlerin dışardan bozulması, kamu verileri üzerindeki kontrolün kaybedilmesi, sistemleri kendi başına yönetme bilgisinin yitirilmesi, casusluk ve bilgi teknolojileri alanında stratejik özerkliğin kaybı gibi risklere açık hale getirdiği vurgulanıyor.
Sayfada DAWO’nun, Almanya’da geliştirilen ve UCM’nin de Microsoft yerine kullanmaya başladığı iş birliği yazılımı paketi openDesk’ten farklı olarak son kullanıcılara kullanıma hazır bir çalışma ortamı sunmadığı, sadece kamu için tasarlandığı anlatılıyor.
Muhabir: Selman Aksünger
























