İSTANBUL (AA) – Pakistan merkezli Sanober Enstitüsünün İcra Direktörü Dr. Qamar Cheema ve Pakistanlı gazeteci ve analist Javed Rana, AA muhabirine, Mekke Savunma İttifakı’na dair değerlendirmelerde bulundu.
Pakistan’ın ittifakın ilk genel sekreterliğini üstlendiğini anımsatan Cheema, üç ülkenin kurumsal yapılanma, askeri planlama, istihbarat paylaşımı ve ortak çalışma usulleri üzerinde çalıştığını belirtti.
Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın ittifak kapsamında ortak bir caydırıcılık oluşturacağını kaydeden Cheema, “Bu yapı, herhangi bir çatışma başlatmak ya da çatışmaya hazırlanmak için değil. Amaç, işbirliğinin çatışmalardan daha fazla kazanç sağlayacağı mesajını vermek.” ifadelerini kullandı.
Üç ülkenin ortak görevinin, devlet ya da devlet dışı aktörlerden gelebilecek her türlü tehdidi etkisiz hale getirmek olduğunu vurgulayan Cheema, Türkiye’nin bu alanda geniş deneyimi bulunduğunu ve arabulucu olarak da rol oynadığını söyledi.
Cheema; İslamabad, Ankara ve Riyad’ın ittifak kapsamında askeri planlama yapabileceğini, komuta-kontrol yapısı kurabileceğini ve silahlı kuvvetler arasında uyum sağlayabileceğini dile getirdi.
“Birine saldırı, diğerine saldırı sayılacak”
Cheema, ittifakın, birine yapılan saldırının diğerine de yapılmış sayılacağı esasına dayandığını ve Pakistan’ın Türkiye hükümetinin ve halkının her koşulda yanında duracağına işaret ederek “Türkiye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü tehdit edilirse bu konuda ikinci bir görüş yok.” dedi.
Yalnızca Pakistan hükümetinin ve ordusunun değil, Pakistan halkının da Türkiye’nin yanında durması gerektiğinin altını çizen Cheema, iki ülke arasındaki dostluğun on yıllara dayandığına dikkati çekti.
Cheema, Hindistan ile yaşanan savaşta Türkiye’nin Pakistan’ın yanında yer aldığını ve bunu tüm dünyanın gördüğünü hatırlattı.
“Husilerle karada çatışma gündemde değil”
Pakistan’ın Suudi Arabistan’a destek için karada asker bulundurmasının söz konusu olmadığını, ülkesinin Orta Doğu’daki birincil rolünün arabuluculuk olduğunu belirten Cheema, Pakistan ve Türkiye’nin Suudi Arabistan’a savunma desteği sağlayacağını ve Husilerle karada çatışmanın gündemde olmadığını ifade etti.
Cheema, Husilerin Suudi Arabistan topraklarına girmediğine ve toprak bütünlüğünü ihlal etmediğine değinerek, doğrudan müdahalenin halihazırda bir seçenek olmayabileceğini kaydetti.
“İttifak İran’a karşı değil”
Söz konusu ittifakın İran’a karşı olduğu görüşüne katılmadığını, aksine İran’ın ittifakı memnuniyetle karşıladığını ve güvenlik alanında bölgesel bir çerçeve oluşturulması gerektiğini belirttiğini aktaran Cheema, ittifakın Müslüman dünyasına devlet dışı aktörlere yönelik ilgiyi azaltma mesajı da verdiğini söyledi.
Cheema; Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin, tehditlerin devlet aktörleri tarafından etkisiz hale getirilmesi ve istikrar için çaba gösterilmesi yönünde öncülük yaptığının altını çizerek “Güney Asya’dan Doğu Akdeniz’e uzanan yeni bir stratejik kuşak oluşturuldu.” dedi.
“Bu güçlü üçlü savunma mimarisinin kesinlikle caydırıcılığı artıracak”
Pakistanlı gazeteci ve analist Javed Rana ise Suudi Arabistan’ın, iki kutsal mekâna ev sahipliği yaptığı için en önemli olduğuna işaret ederek “Bu yüzden Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’la bağlantıda kalması ve bu savunma paktının parçası olması önemli.” diye konuştu.
Türkiye’nin üçlü savunma paktına katılmasının da “çok şey ifade ettiğini” vurgulayan Rana, “Müslüman ülkelerin saflarında ne kadar çok birlik olursa apartheid İsrail’in Müslüman ülkelere saldırma ihtimali o kadar azalır. Bence Türkiye’nin politikası, bu.” değerlendirmesinde bulundu.
Rana da Mekke Savunma İttifakı’nın İran’a karşı olmadığını ve bu ittifakın aynı zamanda Müslüman dünyasının vekil güçlere olan ilgisini azaltması gerektiği mesajını verdiğini belirterek “Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye öncülük ederek devlet aktörlerinin tehditleri etkisiz hale getirmesi gerektiğini gösterdi.” dedi.
Söz konusu ittifakın birine yapılan saldırının diğerine yapılmış sayılacağı anlamına geldiği ve Pakistan’ın Türk halkının ve hükümetinin yanında her şekilde duracağını vurgulayan Rana, “Türk egemenliği ve toprak bütünlüğü meydan okumayla karşılaşırsa Pakistan kayıtsız kalmayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Rana, Ankara ve İslamabad’ın Riyad’a verdiği desteğe ilişkin ise Suudi Arabistan’a danışmanlık düzeyinde askeri yardım sağladığına değinerek “Bu güçlü üçlü savunma mimarisinin, kesinlikle caydırıcılığı artıracağına inanıyorum. Bu kolektif caydırıcılık bu amaçla olacaktır.” yorumunu yaptı.
Muhabir: Nuri Aydın






















