İSTANBUL (AA) – Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) tarafından “Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme” temasıyla düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu’na (İUSF) katılan Jokovic, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Jokovic, hem forumun organizasyonundan hem de burada yapılan oturumlardan oldukça etkilendiğini belirterek, İUSF kapsamında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile yaptıkları görüşmeden de memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Suyun giderek daha fazla “küresel güvenlik meselesi” haline geldiğini vurgulayan Jokovic, nüfus artışı ve küresel iklim değişikliği gibi nedenlerin suyun uluslararası ilişkilerde belirleyici bir rol oynamasına yol açacağı kanısında olduğunu söyledi.
Jokovic, ilerleyen dönemlerde suyun diplomasi açısından petrol kadar stratejik konuma ulaşacağını savundu.
İklim değişikliğinin tüm dünyadaki su tedarikini olumsuz etkileyeceğine işaret eden Jokovic, “Hem toplum hem de bilim iklim değişikliklerine karşı önlem almalıdır, zira işler bu şekilde devam ederse, şu anda su sıkıntısı çekmeyen birçok ülke de su temini konusunda sorunlarla karşı karşıya kalabilir.” dedi.
Jokovic, Balkanlar’ın iklim değişikliği nedeniyle Avrupa’nın geri kalanına kıyasla daha hızlı ısındığına dikkati çekerek, bu durumun Karadağ’ın orman yangınlarından ciddi şekilde etkilenmesine yol açtığını aktardı.
Balkan ülkeleri arasında orman yangınlarına karşı ortak bir acil müdahale ekibi kurulması çağrısında bulunan Jokovic, “Bence tüm Balkan ülkeleri tek bir ortak özel müdahale ekibine sahip olmalı, Türkiye’de yangın çıkarsa Türkiye’ye, Arnavutluk’ta çıkarsa Arnavutluk’a, Karadağ’da çıkarsa Karadağ’a gidilsin.” diye konuştu.
“Balkanlar’da ilişkilerin altın çağı”
Jokovic, Karadağ’ın şu anda su temini konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını belirterek, “Avrupa’da kişi başına en fazla su kaynağına sahip ülke biziz ve bu kaynakların neredeyse tamamı topraklarımızda bulunuyor.” ifadesini kullandı.
Her Balkan ülkesi vatandaşının suya erişiminin garanti altına alınması gerektiğini vurgulayan Jokovic, “Geleceği de düşünmeli ve tıpkı bizim neslimizin sahip olduğu gibi düzenli bir su temin sistemi ve suya erişim imkanını gelecek nesillere miras bırakmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Jokovic, Balkan ülkelerinin su temini konusunda işbirliği içinde olduğunu belirterek, “Sadece su konusunda değil, tüm siyasi ve ekonomik meselelerde çok daha fazla işbirliği yapmalıyız.” dedi.
Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Balkan birliği konusunda güçlü mesajlar verdiğine dikkati çeken Jokovic, “Türkiye’nin diğer Balkan ülkeleriyle ilişkileri değişti ve bu Balkanlar’da ilişkilerin altın çağı olabilir, bunun bu şekilde devam edebileceğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.
Jokovic, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic’in haziranda Türkiye’yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmesi ve bu ziyaret kapsamında iki ülke arasında bir işbirliği anlaşması imzalanmasının planlandığını duyurdu.
Bu anlaşmanın sadece kağıt üzerinde kalmaması çağrısında bulunan Jokovic, anlaşmanın bilgi, deneyim ve teknoloji alışverişini de içermesi gerektiğini vurguladı.
Türk şirketlerine yatırım çağrısı
Bakan Jokovic, Türkiye ile tarım ve su yönetimi başta olmak üzere ekonomi ve siyaset alanlarında “gerçek anlamda dostane ve üst düzey” işbirliği yürüttüklerini belirterek, ormancılık ve kereste işleme alanlarında da Türkiye ile yakın işbirliği arzusunda olduklarını kaydetti.
Karadağ’ın 2028’de Avrupa Birliği’nin (AB) yeni üyesi olmasının beklendiğini hatırlatan Jokovic, Türk şirketlerinin Karadağ’da üretim yapmaları halinde AB içerisinde faaliyet gösterme imkanına sahip olacaklarını ve geniş bir pazara erişebileceklerini ifade etti.
Jokovic, Tarım Bakanı Yumaklı ile yaptığı görüşmede de Türk şirketlerini Karadağ’a yatırım yapma önerisinde bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye gibi güçlü, büyük ve tarihi bir ülkeyle mümkün olan en yakın ve en iyi işbirliğini kurmak istiyoruz. Özellikle mahsul üretiminde Türkiye’den öğrenmemiz gereken çok şey var. Bu vesileyle buradan tüm Türk şirketlerine açık çağrıda bulunuyorum: Karadağ’da yatırım yapmak için gerekli tüm lojistik destek sağlanacaktır. Kapılarımız açık, onları en sıcak şekilde karşılayacağız ve işlerini kurmaları için gerekli tüm desteği sağlayacağız.”
Karadağ’ın gıda üretiminde büyük ölçüde ithalata bağımlı olduğuna, yılda 1 milyar avronun üzerinde gıda ithal ettiğine işaret eden Jokovic, bunun büyük bir pazar anlamına geldiğini vurguladı.
Jokovic, kırsal bölgelerden kıyı kesimlerine ve başkent Podgorica’ya doğru nüfus göçü yaşandığını aktararak, tarımsal üretimin büyük ölçüde yaşlı nüfusun omuzlarında sürdürüldüğünü kaydetti.
Muhabir: Sercan İrkin
























