İSTANBUL (AA) – Kruvaziyer turizminde ana liman olarak konumlanmak, liman işletmelerinin elde ettiği gelirlerin çok ötesinde bir ekonomik etki yaratıyor. Yolcuların seyahat öncesinde veya sonrasında şehirde bir ya da birkaç gece konaklaması, otellerden restoranlara, kara ulaşımından perakende sektörüne, rehberlik hizmetlerinden kültür-sanat etkinliklerine kadar geniş bir ekosisteme doğrudan katkı sağlıyor.
Sektör temsilcileri, ana liman statüsünün destinasyonlar arasındaki rekabette stratejik bir avantaj sunduğuna işaret ederek, güçlü hava yolu bağlantıları, modern liman altyapısı, gümrük ve pasaport işlemlerindeki etkinlik ile yüksek hizmet kalitesinin kruvaziyer şirketlerinin liman tercihinde belirleyici unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.
İstanbul gibi tarihi ve kültürel çekiciliği yüksek şehirlerin, transit uğrak limanı olmanın ötesine geçerek yolcuların seyahatlerine başlayıp sonlandırdıkları merkezlere dönüşmesi, kişi başı harcamaların ve turizm gelirlerinin artmasına katkı sunuyor.
Uzmanlar, jeopolitik risklerin azalması ve sektör paydaşları arasında koordinasyonun güçlendirilmesi halinde Türkiye’nin, özellikle İstanbul öncülüğünde, kruvaziyer turizminden aldığı payı daha da artırabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğunu değerlendiriyor.
“Dünyada yıllık kruvaziyer yolcu sayısı her yıl yaklaşık yüzde 8 büyüyor”
Galataport İstanbul Liman İşletme Direktörü Tolga Tuncay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yıllık kruvaziyer yolcu sayısının her yıl yaklaşık yüzde 8 büyüdüğünü belirterek, 2025 yılında toplam yolcu sayısının 37,5 milyon kişi olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin de bu pastadan kendi coğrafyası olan Doğu Akdeniz limanları kadar payını aldığını dile getiren Tuncay, “Karadeniz coğrafyasının savaştan dolayı çalışmaması çok büyük bir eksiklik.” değerlendirmesinde bulundu.
Tuncay, Avrupa’nın birçok liman kentinin günlük kruvaziyer yolcu sayısında kısıtlamalara gittiği için önlerinde ilerleme adına büyük fırsatlar bulunduğuna işaret ederek, “Ancak liman işletmecileri, kamu kurumları ve STK’lerin ortak bir ajandada buluşması gerekiyor.” dedi.
Galataport’un açılması ve Galataport’a gelen ziyaretçilerin gemilerle tekrar buluşması sonucu kruvaziyer seyahatine çıkan, seyahatlerine Galataport’tan başlayan Türk vatandaşlarının sayısında büyük bir artışın olduğunu aktaran Tuncay, “2025 yılında 2024’e göre yaklaşık yüzde 70 artış göstererek 25 bine çıktı. Bu Galataport’un toplam yolcu sayısının yüzde 4’üne tekabül ediyor.” diye konuştu.
“İstanbul’u tercih eden gemi şirketi sayısında artış var”
Galataport İstanbul Liman İşletme Direktörü Tolga Tuncay, MSC, Costa Crociere ve Aroya’nın İstanbul kalkış-varışlı sefer frekansının artmasıyla bu sene İstanbul çıkışlı seyahate başlayan Türk vatandaşı sayısının 35 bine çıkmasını öngördüklerini kaydetti.
Galataport’un açılmasıyla gemilerin Doğu Akdeniz’deki rotalarını İstanbul’a çevirmeleri sonucu diğer Türk limanlarını da besleyen bir yapının ortaya çıktığını dile getiren Tuncay, “İstanbul’u ana liman olarak kullanan ya da İstanbul’a uğrak yapan gemiler rotalarına diğer Türk limanlarını da eklemeye başladı. Bu durum ülke turizmine bütüncül bir katkı sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
Tuncay, 2025 yılını 224 sefer ve yaklaşık 600 bin yolcu ile kapattıklarını belirterek, şunları aktardı:
“Savaş öncesi, 2026 yılının da bu seviyelerde olmasını öngörüyorduk. Savaşın başlamasıyla gelen sefer iptalleri dolayısıyla bu yılı yaklaşık 200 sefer ile 520 bin yolcu seviyesinde kapatmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte İstanbul’u tercih eden gemi şirketi sayısında artış var. Bu da gelecek yıllarda konjonktürün normale döndüğü zaman için önemli bir potansiyel taşıyor.”
“2025’teki 600 bin misafirimizin yaklaşık yüzde 25’i Amerikalı turistlerden oluşuyor”
Tolga Tuncay, 2025’teki 600 bin misafirin yaklaşık yüzde 25’inin Amerikalı turistlerden oluştuğunu ifade ederek, bu oranın Türkiye’nin genel turist oranlarından farklı olmasına rağmen dünya geneli kruvaziyer turist dağılımları açısından tutarlı olduğunu söyledi.
İstanbul’u ana liman olarak kullanan şirket sayısında ise 2023-2025 döneminde yüzde 50’lik bir artışın olduğunu aktaran Tuncay, şunları kaydetti:
“İstanbul’un tarihi dokusu, Galataport gibi bir altyapının varlığı, THY gibi dünyanın her noktasına erişebileceğiniz bayrak taşıyıcı bir hava yolu ve İGA gibi dünyanın sayılı büyük havalimanını birleştirdiğimizde avantajımız ortaya çıkıyor. Stratejimizin temelini İstanbul’un tarihi yapısı ve kruvaziyer yolcusu için vazgeçilmez bir destinasyon olması, üzerine tüm bu servis sağlayıcıların hizmetlerini yolcu deneyimi odaklı olarak ekleyip bir paket haline getirmek oluşturuyor. Dünyanın hiçbir destinasyonunda olmayan bu paket tüm armatörlerin ilgisini çekiyor.”
Tuncay, Hürmüz Boğazı’nda kalan gemiler kaynaklı birkaç sefer iptallerinin olduğunu belirterek, “Gemiler gerilimin nispeten azalıp geçişlerine izin verildiği dönemde Boğaz’dan çıktığı için bu risk ortadan kalktı. Hantavirüs konusu tüm armatörler ve limanlar tarafından dikkatle izleniyor. Galataport İstanbul olarak biz de sektördeki tüm özel sektör, kamu kurumları ve tüm paydaşlarımızla koordine olarak süreci takip ediyoruz.” diye konuştu.
Muhabir: Yunus Türk























