İSTANBUL (AA) – İsrail’in en yüksek tirajlı muhafazakar yayın organlarından biri olan ve Adelson ailesine ait Israel Hayom gazetesinde yayımlanan yazıda, Trump’ın İran ile mutabakat yapmasına tepki gösterilerek, şu ifadeler kullanıldı:
“(Trump) Aydınlık dünyanın insani çıkarlarına çok ağır bir zarar verdiniz ve Amerika’nın aşağılanmasına yol açan Başkan olarak sonsuza dek hatırlanabilirsiniz. Bize, yani İsraillilere ihanet ettiniz.”
Yazıda, Trump’ın tarihsel mirasına ve Nobel ödülü hırsına da doğrudan göndermeler yapılarak sert bir kıyaslamaya gidildi.
Trump’ın sadece arzuladığı Nobel ödülünü değil, dünyada kendisiyle alay eden herkesin ebedi saygısını kazanma şansını kendi eliyle ittiği savunulan yazıda şunlar vurgulandı:
“Gelmiş geçmiş en büyük başkan olabilirdiniz ama başaramadınız… (İran ile) Bir teslimiyet anlaşması imzalayarak başarısız oldunuz. (Gelmiş geçmiş en büyük ABD Başkanı olma) İddia ettiğiniz gibi, o Başkan olabilirdiniz ama başaramadınız. Fırsatı kaçırdınız. Bunun yerine, Amerika’nın aşağılanmasına yol açan, onun stratejik gücüne ve dünyadaki öncü statüsüne ciddi şekilde zarar veren Başkan olarak sonsuza dek hatırlanacaksınız.”
Yazıda, Trump’ın Orta Doğu politikası ve “megalomanca” olarak nitelendirilen çıkışlarına da sert eleştiriler yöneltildi.
Trump’ın daha önce gazetecilere verdiği demeçlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için kullandığı “Onu hapisten ben kurtardım.” şeklindeki ifadelerinin yalancılık olarak nitelendirildiği yazıda, ABD Başkanı’nın “Ben olmasam İsrail var olmazdı.” sözlerine de sert tepki gösterildi.
Yazıda, İsrail’in Trump’tan önce de var olduğu ve ondan sonra da var olacağı savunularak, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin “İsrail olmasaydı, Amerika var olmazdı.” sözlerine atıf yapıldı.
İkinci dönemindeki Trump’ın İran ile “teslimiyet mutabakatıyla” Cumhuriyetçilere faydadan çok zarar vereceği belirtilen yazıda, petrol fiyatlarındaki düşüşün aldatıcı bir iyimserlik oluşturduğu vurgulandı.
Yazıda, gelecekte İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kısıtlaması durumunda çok daha büyük bir krizin patlak vereceği savunularak, Trump’ın kendi eliyle ABD’yi zayıflattığı iddia edildi.
Trump’ın sert sözlerle hedef alındığı yazı şu şekilde tamamlandı:
“(İsrailliler) Kendimizi ihanete uğramış hissediyoruz, daha azı değil. Çünkü tüm kusurlarınızla birlikte kalbinizin doğru yerde, bizimle olduğu görünüyordu. Buna karşı hareket ettiniz. Sabrınızı, ahlaki ve liderlik pusulanızı kaybettiniz. Sadece bundan geri adım atar ve İran ile nihai bir anlaşmaya varmaktan kaçınırsanız bir düzeltme olabilir.”
Trump ile Adelson ailesi arasında sadakat krizi
Yazının tonundaki sertlik, Trump ile Adelson ailesi arasında geçmişten beri süregelen ve zaman zaman kamuoyuna yansıyan “sadakat” krizlerini yeniden akıllara getirdi.
Trump, geçmişte en büyük destekçilerinden olan milyarder Sheldon Adelson’ın eşi Miriam Adelson’a Beyaz Saray’da ülkenin en yüksek sivil nişanı olan “Başkanlık Özgürlük Madalyası”nı takmıştı.
Ancak Trump daha sonra yaptığı bir konuşmada, madalya taktığı bu isme bizzat “Önceliğin İsrail mi yoksa ABD mi?” diye sorduğunu, fakat karşılığında hiçbir cevap alamadığını itiraf etmişti.
Gazetede çıkan söz konusu sert yazı, Trump’ın İsrail ve Yahudi lobisiyle olan ilişkilerinde iplerin gerildiğinin göstergesi olarak yorumlandı.
Muhabir: Muhammet Nazım Taşcı
























