TBMM (AA) – AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de çok büyük sıkıntılara sebebiyet verecek bir planı hayata geçirdiğini ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve milletin ferasetiyle darbeci hainlere geçit verilmediğini söyledi.
Darbe girişiminin ilk anlarından itibaren milletin meydanlarda, milletvekillerinin de TBMM’de demokrasiyi savunduklarını anlatan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aziz milletimizin temsilcileri olan milletvekillerimiz de herhangi bir siyasi parti ayrımı olmaksızın o gün Meclise geldiler ve Genel Kurulu açtılar. FETÖ’cü hainler milletvekillerinin Mecliste bulunduğunu, Genel Kurulda darbe girişimine karşı kararlı bir duruş sergilediklerini biliyorlardı ve o gün F-16 uçaklarına buranın bombalanması talimatını verdiler. Şu an bulunduğumuz noktaya uçaktan atılan bombalardan bir tanesi isabet etti. Milimetrik bir hesap hatasıyla beraber bomba buraya isabet etti. Aslında hedef Genel Kuruldu. Genel Kurul çatısı altında bu hain darbe girişimine karşı duran AK Parti, MHP milletvekillerimiz ile diğer siyasi parti milletvekillerini hedef almışlardı. 1071 Malazgirt’le yurt edindiğimiz, ceddimiz tarafından bize emanet edilmiş Türk İslam yurdu olan coğrafyada, bu tür girişimlerin geçmişte olduğu gibi bundan sonra da olacağını görüyoruz. Dikkatliyiz.”
Hain darbe girişiminin 10. yılında, FETÖ’ye yönelik 81 ilde 968 şüpheli hakkında operasyon yapıldığını anımsatan Güler, hem FETÖ hem de başka isim altındaki uluslararası çıkar odaklarına hizmet eden tüm yapılara karşı mücadelenin devam edeceğini vurguladı.
FETÖ’nün darbe girişiminde şehit olanlara Allah’tan rahmet dileyen, gazileri de minnetle anan Güler, şunları kaydetti:
“Ülkemizin yarınlarına, geleceğine FETÖ gibi hain darbe girişiminde bulunabilecek, ülkemizin birliğine ve beraberliğine kastedecek her türlü yapılarla, çıkar ve suç örgütleriyle mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak Mecliste dayanışmamızı ortaya koyacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşuyla da beraber inşallah ülkemizin geçmişten bugüne böyle zararı dokunmuş terör belasını ortadan kaldırma adına da çalışmalarımızı devam ettireceğiz. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine, bölgenin terörden arındırılması hedefine inşallah hep birlikte ulaşacağız. Biz bu konuda kararlıyız. Aziz milletimiz de müsterih olsun. Bu çalışmalarımızı uyanıklıkla, dikkatli bir şekilde devam ettiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milleti meydanlara davet etmesinin darbe girişiminin kırılma noktalarından biri olduğunu vurgulayan Güler, milletin sokağa çıkarak devletini ve ülkesini koruma adına gösterdiği kararlı duruşun, darbecilerin hesabını bozduğunu belirtti.
FETÖ ile mücadelenin süreceğini dile getiren Güler, “Bu süreç bitmedi ve bitmeyecektir. Hem emniyet mensuplarımız hem yargı camiamız bu tür hücre yapılanması içerisinde sinsi faaliyetlerine devam eden FETÖ ve mensuplarına yönelik bir operasyona imza attılar. Bundan sonra da atmaya devam edeceğiz çünkü bu tür yapıların, bugün ismi FETÖ’dür ama yarın başka bir isim altında, ülkemizin egemenlik haklarına, milli iradesine, ülkeyi uluslararası küresel şer odaklarına aparat yapma noktasında geçmişte hesapları vardı, şimdi de hesapları var. Bu hesaplar hiç bitmeyecek.” ifadesini kullandı.
“Sadece ülkemizin huzuru ve güvenliği için ‘Terörsüz Türkiye’ demiyoruz”
“Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan Güler, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplumun farklı kesimlerinden 137 kişi ve kurumu dinleyerek çok değerli çalışmalar yaptığını ve beklentilerin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunulduğunu söyledi.
“Bundan sonra da bu kararlı duruşumuzu devam ettireceğiz” diyen Güler, şöyle devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları, liderliği ortada. ‘İnşallah bunları sona erdireceğiz’ diyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşu ve yol göstericiliği de ortada. İnşallah önümüzdeki günlerde ciddi manada, toplumu da rahatsız etmeyecek, toplumun beklentisini karşılayacak ve bundan sonra bu aziz topraklarda silahın ve şiddetin konuşulmayacağı, hiçbir şekilde bir daha gündeme gelmeyeceği bir hedefe hep birlikte ulaşacağız. Sadece ülkemizin huzuru ve güvenliği için ‘Terörsüz Türkiye’ demiyoruz, bölgemizin de, komşularımızın da terörden arındırılmış bir yapıya kavuşması için elimizdeki tüm imkanları seferber edeceğiz ve çalışacağız.”
“15 Temmuz’u kınıyorsak yapılması gerekenleri de bilmemiz, bu doğrultuda çalışmamız lazım”
CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin, Türkiye’nin yaşadığı çok büyük tehlikelerden biri olduğunu belirtti.
Emre, CHP’nin, darbe girişiminin yaşandığı ilk andan itibaren her platformda demokrasiye bağlılığını göstererek, darbelere karşı durduğunu bildirdi.
Darbe girişimi üzerine bir rapor yayımladıklarını da kaydeden Emre, raporun o günkü bilgi ve belgeler ışığında işin esasını ortaya koyduğunu hatırlattı.
Emre, darbe girişiminde şehit düşenleri saygı ve minnetle anıp, gazilere de hürmetlerini de ileterek, “Bir daha 15 Temmuz’ların yaşanmaması için Türkiye’nin yapması gerekenler var. Hukuk devleti ilkesi, şeffaflık, liyakat önemli. Eğer ki bir iktidar bir ülkeyi adil ve tarafsız bir şekilde yönetirse hiçbir tarikat, cemaat yönetimde yuvalanamaz, darbe yapacak güce erişemez. Bunlar gerçekten çıkarılması gereken dersler.” diye konuştu.
Bir daha böyle bir darbe girişiminin yaşanmaması için yapılması gerekenler üzerine değerlendirmelerini aktaran Emre, şu görüşleri paylaştı:
“’15 Temmuz’ların bu coğrafyada yaşanmaması için neler yapmak gerekir?’ denildiğinde bir defa gerçek anlamda kuvvetler ayrılığı, medya özgürlüğü, devlette liyakate dayalı görevlendirmeler, kayırmacılığın son bulması, şeffaflığın hakim olması, her kuruşun hesabının sorulabildiği Sayıştay benzeri bir yapının olması, özerk üniversitelerin bulunması… Böyle ülkelerde ne darbeler olur ne darbe girişimleri olur ne de karanlık anlar olur. O nedenle gerçek anlamda 15 Temmuz’u kınıyorsak yapılması gerekenleri de bu kapsamda bilmemiz, bu doğrultuda çalışmamız lazım.”
“Onlar Meclis’e geldiklerinde tam o esnada bombalama yaşandı”
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, partisinin geçmişten beri FETÖ’ye karşı sergilediği duruşun önemine dikkati çekti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, darbe girişiminin olduğu gece uçakların alçak uçuş yapmasıyla birlikte parti genel merkezine gidip gelişmeleri oradan takip ettiğini söyleyen Karakaya, “Hatta genel merkezde biz gelişmeleri genel başkanımızla birlikte takip ederken, genel başkanımız orada bir grup milletvekili arkadaşımıza ‘siz Meclis’e geçin’ diye bu tarafa yönlendirdi. Onlar Meclis’e geldiklerinde tam o esnada bombalama yaşandı.” dedi.
15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle anan Karakaya, o gün vatandaşların sokağa çıkarak birlik içerisinde bir duruş sergilemesinin önemine vurgu yaptı.
FETÖ’nün devlet içindeki yapılanmasının 15 Temmuz’daki darbe girişiminde “milli refleksi” hesaplayamadığını dile getiren Karakaya, “Aslında bu milli refleks de bu süreçte test edilmiş oldu. Yani o gün, o garip hareketlenmeler olduğunda, bu millet bir şeyleri sezip anladığında kimseden bir talimat almadan, kimseye sormadan bir karşı duruş gösterdi. Bu önemliydi. Bunlar bu milli refleksi hesap edemediler.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe girişiminin yaşandığı gün milleti sokağa çağırmasının, sela okunmasının “milli refleksin arkasından gelen ciddi bir duruş” olduğunu anlatan Karakaya, “Bakın devlet çalıştı, elektrikler dahi kesilemedi, kesilmedi. Devlet onca ayaklanmaya ve devlet içerisindeki yapılanmalara rağmen tüm kurumlarıyla devam etti. Kurumsal dayanıklılık açısından baktığımızda bu çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
Toplumsal dayanıklılığın temelinin “birlik ve beraberlikten” geçtiğini dile getiren Karakaya, toplumsal dayanıklılığın kurumsal devlet dayanıklılığı ile bir araya gelmesiyle “milli dayanıklılığın” oluştuğunu aktardı.
Karakaya, “Bu anlamda ‘Terörsüz Türkiye’ girişimi, bununla ilgili yapılan çalışmalar ve inşallah kısa sürede bunlar da sonuçlandığında, bu da belli bir yoluna girdiğinde Türkiye bu anlamda o milli dayanıklılığın en önemli ayaklarından biri olan toplumsal dayanıklılığı da daha güçlü hale getirmiş olacaktır.” dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin, darbe girişimi gecesi dönemin başbakanı Binali Yıldırım’a ulaşmak istediğini ancak ulaşamadığını belirten Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başbakan’ın özel kalemine şu mesajı iletti, ‘Bu bir kalkışmadır. Biz ülkücü ve milliyetçi hareket olarak seçilmiş iradenin, hükümetin, milli iradenin yanındayız’. Dolayısıyla bu son derece önemliydi. Genel Başkanımızın bu gönderdiği mesaj, o günün şartlarında kısa sürede basın ve medyada yer almaya başladı. Peşinden Başbakan’ın açıklaması geldi. Cumhurbaşkanımız İstanbul’a geldi ve İstanbul’da çok ciddi bir duruş gösterdi. ‘Sonuçta bu bir kalkışmadır, bu bir FETÖ kalkışmasıdır. Vatandaşlarımızı devletine, milletine, ülkesine, vatanına sahip çıkmaya davet ediyorum. Herkesi sokağa çağırıyorum’ dedi. Bu çok önemli bir karardı.”
Liderlerin siyasette pek çok önemli kararlar verdiğini söyleyen Karakaya, “Böyle bir karar da belki birçok lidere nasip olmamıştır. Genel Başkanımızın da ortalıkta ne olduğu belli olmadan, sonucunu beklemeden bir duruş göstermesi, demokrasiden yana bir duruş göstermesi, seçilmiş hükümetten, millet iradesinden yana bir duruş göstermesi son derece değerli ve önemliydi. Bunu şunun için söylüyorum, Cumhur İttifakı da zaten o gece bir arada olan, aynı duruşu gösteren liderlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir ittifak.” ifadesini kullandı.
Karakaya, 15 Temmuz hain darbe girişiminin atlatılmasının önemli olduğunu belirterek, “Orada bitti mi, bitmedi. Tehdit ve tehlikeler her gün değişiyor, gelişiyor, katmanlaşıyor. Çok boyutlu hale geliyor. Bundan sonrasında yapılması gereken en önemli şey, bunlardan ders çıkarmak ve gerekli tedbirleri almak. Bu tehdit ve tehlikelere karşı sürekli bir yenilenme geliştirmek, tabiri caizse bir milli bağışıklık sistemi oluşturmak lazım diye düşünüyorum.” sözlerini sarf etti.
“15 Temmuz, milli yas ruhuyla değerlendirdiğimiz bir gün”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, FETÖ’nün hain darbe girişiminin hem Türk devlet geleneği hem de Türk milleti açısından büyük ve derin yaralar bıraktığını vurguladı.
Partisinin, 15 Temmuz’u “milli yas” şeklinde değerlendirdiğini belirten Poyraz, “Milletin sokağa çıkarak darbeye karşı durması ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin milletle bütünleşen kısmının bu konudaki duruşu çok kıymetlidir. O gece, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterindeki mühimmatın büyük Türk milletinin üzerine sıkıldığı bir gece. Dolayısıyla bizim için 15 Temmuz, her yıl bir ‘milli yas’ ruhuyla değerlendirdiğimiz bir gün.” diye konuştu.
Poyraz, O gece şehit olan vatandaşları ve güvenlik personelini rahmetle anarak, “15 Temmuz’un bir daha tekrarlanmaması, böyle bir şeye teşebbüs dahi edilmemesi hem iktidarın sorumluluğu hem muhalefetin sorumluluğudur.” diye konuştu.
FETÖ ve diğer terör örgütlerinin amaçlarına ulaşmak için her şeyi mubah gördüğüne işaret eden Poyraz, “Terör örgütlerinin eyleminde bir kural tanımazlık var. Dolayısıyla bunlar ne asker ne memur ne devlet insanı olabilecek bir kalibrede yetişiyorlar. Bunlar başka bir organizasyondur.” diye konuştu.
Bu tür organizasyonlara yönelik angajman kuralları olmasının önemine değinen Poyraz, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yetki sahibi olan tüm kamu görevlileri için söylüyorum. Bunların Türkiye Cumhuriyeti Devleti dışında ve nüfusta anasına, babasına aidiyeti dışında başka bir aidiyeti olmayacak. Kamu görevini ifa eden herkesin bir başka organizasyona aidiyetle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aidiyet arasında seçim yapmak zorunda kalmaması gerekiyor.” ifadesini kullandı.
“Bizim darbeler tarihiyle yüzleşmemiz gibi FETÖ gerçeğiyle de yüzleşmemize ihtiyaç var”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, 15 Temmuz’da demokrasiyi, milleti ve istikbali korumak için şehit olanları rahmetle andı, meydanlara inen vatandaşlara şükranlarını iletti.
Evinin AK Parti Genel Merkezi’ne yakın bir lokasyonda olduğunu belirten Ekmen, darbe girişimi gecesi F-16 sesleri gelince insanların parti genel merkezi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde toplanmaya başladığını anlattı.
Milletin kendiliğinden ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla güçlenen direnişin, dünya demokrasi tarihine geçecek bir sonuç ürettiğini vurgulayan Ekmen, şöyle konuştu:
“Bizim darbeler tarihiyle yüzleşmemiz gibi FETÖ gerçeğiyle de yüzleşmemize ihtiyaç var. Bu nedenle TBMM tarafından yapılmış olan rapor bir an önce yayımlanmalıdır. Enine boyuna tartışılan bu mevzudan hem devlet aklı hem de millet vicdanı olarak gerekli dersleri almamız gerekiyor. Diğer taraftan FETÖ’nün bu konuya karışan, emir ve talimat zincirinde olan, bir yerde herhangi bir vatandaşımıza el kaldıran mensupları dışında yapılan yargılamalar ve KHK’lerle ilgili olarak da 10. yılında yeni bir bakış açısına ihtiyaç vardır. Bu örgütü çökertmek ve bir daha diriltmemek esas olmakla birlikte Anadolu’da evlatlarını yurda veren, bu örgütün dershanelerinden faydalanan ve henüz bu bir yargı-devlet içerisinde bir odak ve darbe yapacak bir örgüt vasfına bürünmeden önce ilişkilenmiş olanlarla ilgili olarak da devletin yeni bir bakış açısına, yeni bir değerlendirmesine ihtiyaç var.”
Türkiye’nin “darbeler tarihini” 15 Temmuz hain darbe girişimiyle birlikte “kırıp attığını” temenni eden Ekmen, “Yeni bir darbeye bu millet bir kere daha böyle bir girişime dahi izin vermeyecektir ama bunun da temelinin hukuk, adalet, yargı ve demokrasi olduğu unutulmamalıdır.” dedi.
Darbelerin bir daha yaşanmaması için demokrasinin ve vatandaşın devletle kurduğu bağın güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ekmen, “Adalet gibi, yargının ama devlet adına yürütmüş olduğu en önemli mekanizmayı gerçek anlamda bağımsız, tarafsız ve güven veren bir veçheye kavuşturalım ve keza TBMM’nin hükümet üzerinde gerek denetim gerekse de yasama faaliyetlerindeki rolünü güçlendirelim ve bunun için diyoruz ki TBMM’nin raporu açıklanmalı.” sözlerini sarf etti.
Muhabir: Gazi Nogay, Huzeyfe Tarık Yaman, Adem Balta, Oğuzhan Sarı























