BRÜKSEL (AA) – 193 üyeli BM’nin New York’taki karargahında her sene ülkelerin devlet ve hükümet liderleri ile dışişleri bakanlarını küresel sorunları istişare etmek için bir araya getiren Genel Kurul’un yüksek düzeyli haftası, bu yıl 22-28 Eylül’de gerçekleştirilecek.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in son kez açılış rolünü üstleneceği 81. BM Genel Kurulu’na, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman başkanlık edecek.
1955’ten beri sürdürülen bir gelenek olarak başkanlardan sonra ilk konuşmayı yine Brezilya yapacak.
Brezilya’nın ardından ev sahibi ABD söz alacak.
BM Genel Kurulu’nda Türkiye’yi temsilen ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk gün 4. sırada konuşmasını yapacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’na 16’ncı kez hitap edecek.
Ana tema “Güveni yeniden tesis etmek”
Bu yıl “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten BM” temasıyla toplanan Genel Kurul’a 150’den fazla devlet ve hükümet başkanının yanı sıra çok sayıda cumhurbaşkanı yardımcısı, başbakan yardımcısı, bakan ve diğer üst düzey hükümet yetkililerinin katılması bekleniyor.
Ana tema kapsamında BM’nin mevcut küresel koşullara uyarlanması ve çok taraflı sistemin güçlendirilmesi önemli gündem maddelerinden biri olarak ortaya çıkıyor.
Artan jeopolitik rekabet, devam eden savaşlar, ekonomik eşitsizlikler ve küresel krizler karşısında uluslararası kurumların etkinliğinin artırılması, üye ülkeler arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesi ve BM’nin küresel sorunlara daha etkili yanıt verebilmesi konularının liderlerin konuşmalarında ve ikili temaslarında öne çıkması öngörülüyor.
Liderlerin ana gündem maddeleri arasında aynı zamanda iklim değişikliği, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, kalkınma finansı, yapay zeka ve teknolojik dönüşüm, küresel sağlık ve pandemi hazırlığı, nükleer silahsızlanma ve uluslararası güvenlik gibi farklı konuları ele almaları bekleniyor.
Bu kapsamda iklim eylemi ve adil dönüşüm, nükleer silahsızlanma, Kalkınma Hakkı Bildirgesi’nin 40. yılı, deniz seviyesinin yükselmesinin yol açtığı tehditler ile gelecekteki salgınlara karşı hazırlık ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve ilgili hoşgörüsüzlükle mücadele konularında farklı üst düzey toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.
Diğer taraftan liderlerin hem BM Genel Kurul kürsüsünden yapacakları konuşmalarda, hem de ikili ve çok taraflı toplantılarda halihazırda dünyanın farklı yerlerinde süregelen çatışma, kriz ve ihtilafları ele almaları öngörülüyor.
Bu çerçevede Gazze’de süren soykırımın birçok liderin ana gündemi olması beklenirken, İran’a yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kıbrıs meselesi, Sudan’daki çatışmalar ve ağırlaşan insani durum ile Myanmar’daki insani krizden Haiti’deki güvenlik krizine kadar birçok farklı gelişmenin görüşülmesi bekleniyor.
BM Genel Kurulu çerçevesinde önemli bir diğer husus da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) 2024’te çıkardığı tutuklama kararının uygulanıp uygulanmayacağı olarak ön plana çıkıyor.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu’nun UCM kararınca tutuklanması gerektiğini ve şehir yasalarının verdiği yetkilerle hareket edeceklerini belirtirken, bu çerçevede tutuklamaya yönelik bağımsız yasal yetkileri bulunmadığını ve federal hükümetin bu adımı atması gerektiğini vurguladı.
Diğer taraftan ABD hükümeti Netanyahu’nun “hiçbir şekilde tutuklanmayacağına” işaret ederken, BM Genel Kurulu’nda hitap etmesi beklenen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Filistinli yetkililerin vize talebini de bir kez daha reddetti.
Guterres’in son Genel Kurul’u olacak
Genel Kurul, görev süresi yıl sonunda sona erecek BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve yeni adaylar açısından da ayrı bir önem taşıyor.
Görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecek Guterres’in son Genel Kurul konuşmasında, uluslararası sistemin karşı karşıya olduğu çok sayıda kriz ve değişen küresel dengeler karşısında çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesi mesajını vermesi beklenirken, Guterres’in aynı zamanda BM Şartı’nın temel ilkelerine bağlılık ve anlaşmazlıkların çözümünde diyaloğun önemi üzerinde durması öngörülüyor.
Bir sonraki BM Genel Sekreteri için seçim süreci devam ederken, yeni Genel Sekreterin 1 Ocak 2027’de göreve başlaması öngörülüyor.
Genel Kurul kapsamında yürütülecek diplomatik temasların, yeni genel sekreterin seçilmesi bağlamında da önem taşıması bekleniyor.
Muhabir: Şerife Çetin
























