İSTANBUL (AA) – Açıklanan makroekonomik verilerin ABD ekonomisinin gücünü koruduğunu ortaya koyması, enflasyonist baskıların devam etmesinin yanı sıra Fed’in faiz artırımlarına devam edeceğine yönelik öngörüler de dünya genelinde dolara olan talebin artmasına neden oluyor.
Orta Doğu’da devam eden jeopolitik risklerden dolayı yatırımcıların nakite dönme çabaları da dolar endeksindeki yükselişi tetikliyor.
ABD’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) eylülde 57 değerini alarak 52 ayın en yüksek seviyesine çıkarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Aynı dönemde hizmet sektörü PMI 58,7 ile 59 ayın en yüksek değerini gördü.
ABD’de ekonomi güçlü kalırken enerji faturasının yükselmesi Fed’i şahin tutum almaya iterken para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma ihtimali yüzde 70’e yükseldi.
Söz konusu gelişmelerle dolar endeksi, bugün ABD Merkez Bankasının (Fed) şahin politikalarına ilişkin beklentilerin güç kazanmasıyla 101,24 seviyesine çıkarak 2 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Dolar endeksi, 29 Temmuz’da 101,49 seviyesini görmüştü.
Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD’de açıklanan PMI verilerinin güçlü gelmesinin ABD ekonomisinde Fed’in şahin üyelerini endişelendirebilecek ölçüde bir canlılık olduğunu gösterdiğini belirtti.
Foley, “ABD’de güçlü gelen PMI verilerinin etkisi, petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş ve Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr’ın daha fazla faiz artırımına ihtiyaç duyulabileceğine ilişkin açıklamalarıyla daha da arttı. Bu faktörlerin tamamı piyasaların Fed’in gelecek ay yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerini hızlandırdı ve bu da dolar endeksini destekledi.” değerlendirmesini yaptı.
Piyasada Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımlarına devam edeceği yönündeki beklentiler yaygın olsa da Avro Bölgesi’nin enerji ithalatçısı olmasının avronun yukarı yönlü potansiyelini muhtemelen sınırlayacağı öngörüsünde bulunan Foley, gelecek yıl yapılacak Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminin de ileriki dönemde avro açısından sınırlayıcı bir etken olabileceğini dile getirdi.
“Japon yenindeki gelişmeler doların yönü üzerinde belirleyici olabilir”
Londra merkezli Ballinger Group FX Piyasalar Analisti Kyle Chapman da “Fed’in daha şahin bir politika çizgisine dönmesi, risk iştahındaki zayıflık ve petrol fiyatlarındaki devam eden güçlü seyir, doların değer kazanmasının arkasındaki temel faktörler.” dedi.
Chapman, Warsh’ın para politikası konusundaki disiplinine olan bağlılığını yeniden teyit etmesinin ardından ABD’nin kısa, orta ve uzun vadeli tahvillerinde yükselişler görüldüğünü kaydetti.
ING Group FX Stratejisti Francesco Pesole de güçlü ABD PMI verileri, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve zayıf risk iştahının doların yükselişini destekleyen unsurlar olduğunu belirtti.
Bununla birlikte, bu hareketin temel göstergelere kıyasla biraz fazla ileri gitmiş göründüğünü ifade eden Pesole, şu ifadeleri kullandı:
“Dolardaki düşüşün sonuna gelindiğini söyleme konusunda temkinliyiz. Önümüzdeki ABD veri açıklamalarından herhangi birinin beklentilerin üzerinde gelmesi, piyasaların ekim ayında Fed’den bir faiz artırımını tamamen fiyatlamasına ve kısa vadeli faizlerin daha da yükselmesine kolaylıkla yol açabilir. Ancak bu risk gerçekleşmezse, önümüzdeki haftalarda dolar endeksinde 100-100,5 bölgesine geri dönüş yapabilir.”
Pesole, dolar/yen paritesinin dolar açısından aşağı yönlü risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
Paritedeki hızlı yükselişin Japon yetkilileri müdahaleye yöneltebileceğini dile getiren Pesole, böyle bir adımın doların diğer para birimleri karşısında genel olarak zayıflamasına yol açabileceğini ifade etti.
Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu























