ŞANLIURFA (AA) – Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor.
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TEKNOFEST Güneydoğu etkinliği kapsamında AA muhabirine şirketin yürüttüğü çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.
Güleryüz, STM’nin kuruluşundan bu yana askeri gemi, denizaltı, dron gibi alanlarda çalışmalar yürüttüğünü ve kullanıcılara teslim ettiğini dile getirerek, şirketin dronlara yönelik çalışmalarına ilişkin şunları kaydetti:
“Dronlar günümüzde özellikle savaş alanında en kritik konular. Biz KARGU ile başlayan hikayemizde özellikle en son SAHA fuarında da birçok farklı yeni ürün lansmanı yapmıştık. Bunlar arasında KUZGUN gibi 1000 kilometre üzerine menzili olan, ciddi harp başlığı taşıyabilen ürünler varken, bir taraftan TUNGA-X gibi aslında anti drone sistemi olarak kullanılabilecek, oldukça yüksek hızda, radar tarafından tamamen otonom yönlendirebilecek çözümler konusunda çok yoğun şekilde devam ediyoruz.”
Güleryüz, STM’nin son yıllarda dronlarda sivil alanlara yönelik çalışmalar yürüttüğünü anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Lansmanı yaptığımız ürünlerden bir tanesi aslında TOGAN-Mini. TOGAN’ımız çok uzun süredir var, biliyorsunuz. Özellikle askeri kullanımı için TOGAN çok aktif şekilde kullanılıyor. TOGAN’da mesela GPS olmayan ortamlarda uçmak gibi yetkinliklerimiz de var. STM olarak biz buna bir aile olarak bakıyoruz. Giderek bu aileyi genişleteceğiz, bu aileye yetkinlikler kazandırmaya da devam edeceğiz. O yüzden TOGAN-Mini’de özellikle boyut itibarıyla küçük olmasından dolayı, taşınabilirlik, maliyet etkinlik ve sivil alanda kullanım anlamında çok güzel bir ürün ortaya çıktı diye düşünüyorum.”
TOGAN-Mini’nin kurulum ve kullanım konusunda otonom özelliklere sahip olacağını dile getiren Güleryüz, “Kurulumu son derece kolay ve aslında bütün bu İHA’lardan elde ettiğimiz tecrübelerle TOGAN-Mini neredeyse birkaç saatlik bir operatör eğitimiyle herhangi birinin, daha önce hiç dron kullanmamış birinin kullanabileceği seviyede otonomi yetkinliğine sahip olacak. Navigasyon tamamen önden planlamayla otonom olarak gerçekleştirebilir.” dedi.
Güleryüz, TOGAN-Mini’nin özellikle sivil alanda kullanılan dronlara da fiyat anlamında rekabet edebileceğini, bununla birlikte eğitimli operatör ihtiyacını en az seviyeye indirebilecek otonomi seviyesinde olacağını vurgulayarak, “İnşallah hedefimiz bunu başta silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarının yanında kamuda da sivil sektörde de çok etkin şekilde kullanılacak, ülkemiz belki ilk yerli-milli sivil dronu olarak da çok aktif bir şekilde kullanılabilecek seviyeye getirmek.” dedi.
TOGAN-Mini’nin seri üretimine yönelik ise Güleryüz, “Amacımız birkaç ay içerisinde tamamen seri üretime hazır hale getirmek diyebilirim. İnşallah 2027 ile birlikte TOGAN-Mini’yi sahalarda görmeye başlayacağız.” dedi.
– İlk küçük boyutlu milli denizaltı
Güleryüz, STM’nin en büyük faaliyet alanının askeri denizcilik olduğunu ve MİLGEM projelerinde Deniz Kuvvetlerinin tasarımına mühendislik desteği sağlamakla başlayan STM’nin hikayesinin Türkiye için aynı anda 7 tane İ Sınıfı Fırkateyn üretiminde aktif görev alan ve şu an Ukrayna’ya 2, Malezya’ya 3 savaş gemisi, Portekiz’e 2 lojistik destek gemisi ihracatını yapan bir firma haline geldiğini söyledi.
STM’nin su altı platformlarından Ay Sınıfı Denizaltı modernizasyonuyla başlayan faaliyetlerle denizaltı modernizasyonu konusunda da ciddi bir yetkinlik kazandığına işaret eden Güleryüz, “Bir taraftan Savunma Sanayii Başkanlığımızca Reis sınıfı denizaltılardaki yerli-milli katkı payını arttırma sorumluluğu STM’ye verildi ve elde ettiğimiz bütün bu tecrübelerle de ülkemizin STM 500 adı verilen ilk küçük boyutlu milli denizaltısını tasarlamak gibi bir seviyeye kadar geldik.” diye konuştu.
“STM 500’ü projelendirmeye çalışıyoruz”
Güleryüz, STM 500’le beraber Türkiye’ye yerli-milli denizaltı tasarlama yetkinliğinin de kazandırıldığına değinerek, “Çünkü gerçekten bizde az bir tecrübe yok. Çok ciddi sayıda arkadaşımız Reis sınıfı denizaltılarının Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda tasarımının güncellenmesinde birebir görev aldılar. Pakistan’daki Fransız yapımı denizaltıları modernize ettik, devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Söz konusu projelerde biriken tecrübelerle STM 500’ü tasarladıklarını dile getiren Güleryüz, şunları kaydetti:
“STM 500 gündemde. Çok yoğun şekilde projelendirmeye çalışıyoruz. Yurt içinde Deniz Kuvvetlerimizle belli görüşmelerimiz var, devam ediyor olacak. Bir taraftan yurt dışında da birçok ülkeden gerçekten oldukça fazla talep var. Kendi denizaltısını tasarlayıp üretebilen ülke sayısı az ama bunların önemli bir kısmı da kendileri için tasarlayıp üretiyorlar. Dışarıya bunları ihraç etmek gibi motivasyonları yok. O yüzden denizaltıların ihracat anlamında çok ciddi potansiyel olduğunu düşünüyorum. STM 500’ün inşallah projelendirmesi ve ete kemiğe bürünmesiyle birlikte de ihracat anlamında ülkemize savunma sanayisinde çok ciddi ve önemli bir kapı açılacak diye düşünüyorum.”
Muhabir: Fuat Kabakcı
























