GAZZE (AA) – İsrail’in 3 yıldır süren soykırımında Gazze’de 74 bin 245 Filistinli hayatını kaybetti, 175 binden fazlası da yaralandı.
Yaklaşık 2,2 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze’de bu veriler, bölge nüfusunun yaklaşık yüzde 12’sinin öldüğü veya yaralandığı anlamına geliyor.
Ağır yıkımın yaşandığı Gazze’de aradan 3 yıl geçmesine rağmen enkaz altındaki 8 binden fazla kişinin naaşı çıkarılamıyor.
Bunun en büyük nedeni olarak, İsrail’in ateşkese rağmen Gazze’ye iş makinelerinin girişine izin vermemesi öne çıkıyor.
Gazze Şeridi Sivil Savunma Teşkilatı Sözcüsü Basal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail saldırıları ve iş makinesi girişinin engellenmesi sebebiyle yaşadıkları zorluklara değindi.
Basal, İsrail ablukası nedeniyle saldırılar öncesinde de Sivil Savunma Teşkilatının ciddi imkan ve araç sıkıntısı yaşadığını kaydetti.
Saldırıların ilk gününde Sivil Savunma çöktü
Saldırıların başlamasıyla Sivil Savunma sisteminin ilk günlerden itibaren çöktüğünü belirten Basal, ekiplerin 3 yıllık soykırımda 1 milyon göreve çıktığını anlattı.
Basal, saha ekiplerinin, merkezlerin ve çeşitli noktaların doğrudan hedef alındığını söyleyerek, Gazze’deki 16 Sivil Savunma merkezinden 14’ünün tamamen yıkıldığını, birinin kısmen hasarlı, diğerinin ise sağlam kaldığını ifade etti.
Saldırılarda 148 Sivil Savunma çalışanının hayatını kaybettiğini, 300’den fazla çalışanın yaralandığını aktaran Basal, teşkilatın araç ve imkanlarının da yaklaşık yüzde 90’ının tamamen tahrip edildiğini dile getirdi.
Basal, “Şu anda yoktan çalışıyoruz. Çok büyük bir çöküş yaşanıyor ve elimizde imkan yok.” diyerek, saldırılar sırasında ekiplerin üzerine yüklenen görevlerin onlarca yıllık çalışmaya denk geldiğini anlattı.
İsrail saldırıları sırasında her gün yüzlerce yardım çağrısı aldıklarını ifade eden Basal, ekiplerin bir görevden diğerine geçmek zorunda kaldığını, bazı durumlarda ise yoğun bombardıman nedeniyle tek bir görev sırasında ekiplerin ikiye ayrıldığını söyledi.
“Sivil Savunma ekipleri bazı durumlarda yürüyerek göreve gidiyor”
Basal, ateşkes ilan edildiğinde uluslararası toplumun Sivil Savunma’ya ihtiyaç duyulan araç, ekipman ve malzemeleri sağlayacağını umduklarını belirterek, ancak ateşkesin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen teşkilata herhangi bir ekipmanın ulaşmadığını dile getirdi.
Saldırılar sırasında yangın söndürme, kurtarma ve ilk yardım faaliyetleri yürüttüklerini anımsatan Basal, bugün ise bunlara enkazdan cenazeleri çıkarma çalışmalarının da eklendiğini vurguladı.
Basal, mevcut imkanların yetersizliği nedeniyle müdahale hızının ve vatandaşları koruma kapasitesinin düştüğünü ifade ederek, ekiplerin bazı durumlarda yürüyerek göreve gittiğini, ellerindeki araçların ise her an yolda kalabilecek durumda olduğunu kaydetti.
“En ağır durum, enkaz altındakileri çıkaramamak”
Saldırıya uğrayan bir binaya gidip enkaz altında hayatını kaybedenlerin bulunduğunu bilmelerine rağmen bazen onları çıkaramadan bölgeden ayrılmak zorunda kaldıklarını anlatan Basal, bunun Sivil Savunma ekiplerinin yaşadığı en ağır durumlardan biri olduğunu söyledi.
Basal, enkaz altında kalanlar arasında saldırı sırasında yaşamını yitirmeyenlerin de bulunabileceğini belirterek, arama-kurtarma çalışmaları sırasında bazı kişilerin vurulduktan sonra bir süre daha hayatta kaldığına ilişkin işaretler gördüklerini ifade etti.
Naaşların durumu, kemik yapısı ve üzerlerindeki kıyafetlerin kimi kişilerin bombardıman anında ölmediğini gösterdiğini aktaran Basal, Sivil Savunmanın zamanında müdahale edememesi nedeniyle bu kişilerin açlık, susuzluk veya boğulma sonucu hayatını kaybetmiş olabileceğini vurguladı.
Ateşkes ilan edildiğinde yaklaşık 14 bin kişi enkaz altındaydı
Basal, Gazze’de ateşkes ilan edildiği dönemde yaklaşık 14 bin kişinin yıkılan binaların enkazı altında bulunduğunu dile getirerek, bazı ailelerin ekipleri beklemeyip kendi imkanlarıyla enkazları kazdığını ve cenazelerini çıkardığını söyledi.
Sivil Savunma ekiplerinin ateşkes ilanından bu yana geçen yaklaşık bir yılda 1000 kişinin cenazesini çıkardığını belirten Basal, bugün halen yaklaşık 8 bin kişinin enkaz altında olduğunu ifade etti ve şunları aktardı:
“Bir yılda 1000 cenaze çıkarıyoruz. 8 bin kişi için aynı şekilde devam edersek yaklaşık 8 yıla ihtiyacımız var.”
Ancak ekipman sağlanması durumunda bu sürenin önemli ölçüde kısalacağını dile getiren Basal, “10 iş makinesi, 10 kepçe ve enkaz taşımak için 30 araç temin edilirse belki bir yılda, en fazla iki yılda enkaz altındakilerin tamamına ulaşabilirdik.” dedi.
Enkaz altında yeni vakalar ortaya çıkıyor
Basal, enkaz altındaki kişi sayısının sahadaki çalışmalar sırasında değişebildiğini ve yeni vakalarla karşılaştıklarını anlattı.
Bazı durumlarda daha önce bildirilmeyen enkazların altında yeni cenazeler tespit ettiklerini söyleyen Basal, Ebu Hamid ailesini örnek vererek, tüm fertleri yaşamını yitiren ailelerde enkaz altında kaç kişinin bulunduğunu bildirecek kimsenin kalmadığına dikkati çekti.
“Sarı bölgelerde 4 binden fazla kişi olabilir”
Basal, bir diğer önemli sorunun İsrail ordusunun erişimini kısıtladığı “sarı bölgeler” olduğunu kaydetti.
Bu bölgelerde yaklaşık 200 ila 300 ev bulunduğunu aktaran Basal, Gazze’nin kuzeyi, Şucaiyye, Tuffah ve doğu bölgeleri ile Refah ve Han Yunus’un bazı kesimlerinde enkaz altında çok sayıda kişinin kaldığını ifade etti.
Basal, bu alanlardaki enkazın altında 4 binden fazla kişinin olabileceğini belirtti.
Söz konusu bölgelere ancak Birleşmiş Milletler (BM) koordinasyonuyla girilebileceğini aktaran Basal, burada yapılacak çalışmanın yalnızca cenazelerin çıkarılmasından ibaret olmadığını, molozların kaldırılması ve detaylı arama yapılması gerektiğini dile getirdi.
Basal, İsrail güçlerinin bu alanlarda arazinin yapısını değiştirdiğini, enkazı kaldırdığını veya naaşları taşımış olabileceğini belirterek, bu durumun çalışmaları zorlaştırdığını söyledi.
“Gerçek bir felaketle karşı karşıyayız”
Sivil Savunma Teşkilatı Sözcüsü Basal, Gazze halkının maruz kaldığı sıkıntıların hafifletilmesi ve temel hizmetlerin yeniden sağlanması için uluslararası topluma çağrıda bulundu.
“Gerçek bir felaketle karşı karşıyayız.” diyen Basal, uluslararası toplumun Gazze’deki sivillerin yardımına koşması gerektiğini ifade etti.
Basal, temel hizmet mekanizmalarından yoksun bir toplumun kendisini koruyamayacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gazze’deki insanlara dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan insanlar gibi muamele edilmesi gerekiyor.”
Muhabir: Mehmet Akif Turan, Ramzi Mahmud






















