İSTANBUL (AA) – Piyasaların odağında bulunan ABD’de enflasyon verilerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikalarına ilişkin öngörüler üzerinde etkili olması bekleniyor. Verinin ülkede fiyat artışlarına yönelik vereceği sinyallerin, dolar endeksi üzerinde belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.
ABD’de yıllık enflasyonun yüzde 3,4’ten yüzde 3,6-3,7 aralığına yükselmesi, çekirdek enflasyonun ise yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu ayki toplantısında politika faizini yüzde 80 ihtimalle değiştirmemesi beklenirken, aralık ayında olası bir faiz artışı yüzde 92 ile fiyatlanıyor. Söz konusu verilerin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda ise Fed’e yönelik şahin tahminlerin güç kazanabileceği ve bu durumun doları destekleyebileceği tahmin ediliyor.
Dolar endeksi dün Orta Doğu’da süren jeopolitik riskler, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışı yapabileceğine yönelik tahminler ve avrodaki zayıflamanın etkisiyle 102,6 seviyesine çıkarak Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyeyi görmüştü.
Buna karşın dün yüzde 0,4 düşüşle 102,2 seviyesinde günü tamamlayan endeks, yeni işlem gününde ise ABD’de açıklanacak enflasyon verileri öncesinde yatırımcıların temkinli duruş sergilemesiyle yatay seyrediyor. Endeks, saat 11.45 itibarıyla 102,1’de bulunuyor.
Dolar endeksinin yükselişe ara vermesinin nedenleri arasında New York Fed Başkanı John Williams’ın açıklamaları bulunuyor.
New York Fed Başkanı John Williams, Fed’in bu yıl bir kez daha faiz artışına gitmesi gerekebileceğine dair görüşünü değiştirmediğini ancak sonrasında daha fazlasının yapılması gerektiğine inanmadığını söyledi.
Gelecek yıl neler olacağının görülmesi gerektiğini belirten Williams, ekonomiyi pek çok farklı unsurun etkilediğini, dolayısıyla verileri izlemeye devam edeceklerini anlattı. Williams, “Hala dezenflasyonist faktörlerin devrede olduğuna inanıyorum. Gelecek yıla dair enflasyon öngörüm, enflasyonun önemli ölçüde gerilemesi yönünde.” diye konuştu.
“Dolar endeksinin önümüzdeki aylarda güçlü seyrini korumasını bekliyoruz”
Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ABD ekonomisinin güçlü performansı ve Fed’in şahin tutumunun, son aylarda doların güçlenmesini sağlayan temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
Doların diğer para birimleri karşısında son dönemdeki güçlü seyrinde avroya yönelik güvenin zayıflamasının etkili olduğunu belirten Foley, “ABD ekonomisindeki güçlü büyüme, şimdilik piyasaların ülkenin mali sorunlarını göz ardı etmesine olanak tanıyor. Ancak Fransa için aynı durum geçerli değil. Hem 2024’ün sonlarında hem de 2025’te Fransa’da yaşanan zorlu bütçe müzakereleri, hükümet istikrarsızlığına ve Fransız devlet tahvillerinin düşük performans göstermesine yol açtı.” ifadelerini kullandı.
Foley, Fransa’nın mali sorunları avro üzerindeki son dönemdeki baskıyı tetiklemiş olsa da para birimini zayıflatan başka unsurların da bulunduğunu ifade ederek, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Avro Bölgesi ekonomisinin beklentilerin üzerinde direnç göstermesine karşın bölgenin enerji ithalatçısı konumunda olması, Rusya’nın hibrit savaş faaliyetlerine ilişkin endişeler ve Almanya ile Fransa’da aşırı sağa verilen desteğin artmasına yönelik siyasi kaygılar avro üzerinde baskı oluşturuyor. Bu endişeler, güvenli liman niteliği sayesinde dolara yarıyor. Dolar endeksinin önümüzdeki aylarda güçlü seyrini korumasını bekliyoruz.”
“ABD enflasyonu doların seyrinde önemli”
Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes ise doların yıl genelinde güçlenmesini sağlayan dört temel unsura dikkati çekerek, ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin doların seyri açısından kritik değer taşıdığını söyledi.
Şubat ayında Orta Doğu’da başlayan çatışmaların dolar endeksinin 2022’den bu yana en düşük seviyelerinden yükselmesine katkı sağladığını belirten Juckes, “ABD’nin günümüzde önemli bir enerji üreticisi olması, petrol fiyatlarındaki yükselişin ve küresel belirsizlikteki artışın doları desteklemesini sağlıyor.” ifadesini kullandı.
Diğer yandan yapay zeka alanındaki gelişmelerin ABD’nin ekonomik büyümesini diğer ülkelere kıyasla daha fazla desteklediğinin anlaşıldığını söyleyen Juckes, bu etkinin, ilk olarak bu yılın ilk çeyreğinde ABD’nin büyümesine yönelik beklentilerin yukarı yönlü revize edilmesiyle ortaya çıktığını dile getirdi.
Juckes, doları destekleyen bir diğer unsurun, Fed’in ağustos ayında düzenlenen Jackson Hole sempozyumunun ardından para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi olduğunu belirtti.
Bu dönemde Fed Başkanı Kevin Warsh’un faiz artırmaktan çekinmediğinin netleştiğini anlatan Juckes, “O tarihten bu yana federal fon faizine ilişkin piyasa fiyatlamalarında yaşanan değişim, doların mevcut seviyelerine yükselmesinde etkili oldu. Dördüncü unsur ise küresel tahvil getirilerindeki yükseliş oldu. Bu durum, Avrupa tahvil piyasasına ilişkin endişeleri artırırken doları da destekledi.” değerlendirmesinde bulundu.
Juckes, gelinen noktada, faizlerin hangi seviyede zirve yapacağına ilişkin beklentiler ve bugün açıklanacak ABD’nin enflasyon verisinin doların seyri açısından önemli olacağını belirterek, “Piyasa, çekirdek tüketici enflasyonunun yüzde 2,4’ten yükselmesini, manşet enflasyonun ise yüzde 3,4’ten yüzde 3,6’ya çıkmasını bekliyor. Doların kısa vadede yükselişini sürdürmesi, enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine veya küresel tahvil piyasalarındaki baskının daha da artmasına bağlı olabilir.” diye konuştu.
Muhabir: Ali Canberk Özbuğutu, Burhan Sansarlıoğlu






















