Her dönemin her zamanın yaptıkları ile adından söz ettiren dini,ırkı,milliyeti fark etmeksizin bazı halk kahramanları vardır. birde halk tabiri ile ne olursa olsun nankör olmayan vefakar insanlar vardır. işte bunlardan birisi olan ismi unutturulmaya her nekadar çalışılsada binlerce yıl yaptığı ile unutulmayacak Musa Eskenazi (Moris Şinasi ) bunlardan biridir gelin kısa öz olarak Moris Şinasi’yi beraber tanıyalım…
İspanya’dan Osmanlı topraklarına göç eden fakir bir ailenin çocuğu olarak 1855 yılında Manisa’da dünyaya gelen Musa Eskenazi, zorluklarla dolu bir çocukluk geçirdi. Fakirlik içinde büyüyen Musa, difteri (kuşpalazı) hastalığına yakalandığında ailesi büyük bir endişeye kapıldı. Ancak bu noktada kader ağlarını ördü. Müslüman bir doktor olan Şinasi Bey’in Vakıf Hastanesi’nde uyguladığı tedaviyle hayatta kaldı. Bu minnettarlık o kadar büyüktü ki ailesi, oğullarının adını “Şinasi” olarak değiştirdi.
Bir Hayalin Peşinde: Amerika Rüyası
Küçük yaşta mezarlık bekçiliği ve tütün fabrikasında işçilik yapan Şinasi, okuma yazma bilmemesi nedeniyle işlerini sürdüremedi. Amerika’ya gitme hayali ise her geçen gün büyüyordu. 15 yaşındayken kardeşi Salamon ile birlikte gizlice İzmir’den bir gemiye bindiler. Ancak gemi Amerika’ya değil, Mısır’a gidiyordu.Mısır’da uzun yıllar boyunca çalıştılar. Şinasi burada bir Yunanlı tüccarın yanında tütün sektöründe kendini geliştirdi. Kardeşiyle birlikte icat ettikleri sigara sarma makinesi sayesinde özel bir sigara üretimi gerçekleştirdiler. Bu icat, onları başarıya bir adım daha yaklaştırdı.
Amerika’da Büyük Başarı
30 yaşına geldiğinde, patronunun verdiği 25 bin dolarlık borçla Amerika’ya gitti. 1893’te sigara sarma makinesini Chicago’daki Kolomb Dünya Fuarı’nda tanıttı ve büyük yankı uyandırdı. İcadının patentini aldı, ismini “Moris Şinasi” olarak değiştirdi.
Broadway’de kardeşiyle birlikte “Shinasi Brothers Company” adında bir fabrika kurdu. Manisa’dan işçi getirdi, Türk tütünüyle ürettikleri sigaralar Amerika’da büyük talep gördü. Fabrika büyüdü, 600’den fazla işçi çalıştıran dev bir tesise dönüştü.
Zirveden Vefaya: Manisa’ya Bir Miras
1916’da şirketi 3,5 milyon dolara American Tobacco Company’ye sattılar. Moris Şinasi, bu servetle yatırım yaptı ama kalbi hep Manisa’da kaldı. Manisa’ya duyduğu sevgiyle 1 milyon dolarlık bir fon ayırdı. Bu para, doğduğu topraklarda bir çocuk hastanesi yapılması için kullanılacaktı.
Vasiyetini yerine getirmek isteyen eşi Laurette, Türkiye’ye gelerek dönemin Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam ile görüştü. Manisa’ya giderek hastanenin temelini attı. 15 Ağustos 1933’te açılan 40 yataklı çocuk hastanesi, uzun yıllar boyunca binlerce çocuğun sağlığına kavuşmasına vesile oldu.
Bir Hayatın Anlamı: Vefa ve Umut
Moris Şinasi’nin külleri, vasiyeti üzerine doğduğu Manisa’daki hastanenin duvarına serpiştirildi. O duvarın üstünde tek bir cümle yazılıydı:
“Moris Şinasi’nin doğduğu şehre hediyesidir.”
Bugün bile Manisa’daki çocuk hastanesi onun adını taşıyor ve onun gibi binlerce çocuğun hayallerine kavuşmasına aracı oluyor. Moris Şinasi, bir doktorun dokunuşuyla hayata tutundu; ardından binlerce hayata umut olmak için yaşadı.
Vefa sadakat bağlı olduğu topraklara minnetkarlık Moris şinasi örneğiyle kısaca ancak bu kadar anlatılır. bu yazımız Türk Bayrağı Türk Meclisi Çatısı altında Aziz Türk toprakları içinde ve dışında bu devletin imkanları ile nefes alıp yetişip büyüyen ve bu topraklara kayıtsız şartsız nankörlük ve hainlik edenlere Moris Şinasi’nin yaşam hikayesi ibret olması dileğimiz ve temennimizdir…
ADEM YAŞAR