İSTANBUL (AA) – SPK, 5 Haziran’da yaptığı düzenlemeyle BIST 30 ve BIST 100 gibi endekslerde kullanılan önemli kriterlerden biri olan fiili dolaşım oranının hesaplanmasında değişikliğe gitmişti.
Düzenlemeye göre, fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasında dikkate alınmayan paylar arasına, sermaye veya yönetim kontrolünü elinde bulunduran ortakların sahip olduğu ve serbest ya da özel fon katılma paylarına verilen paylar da eklendi.
Söz konusu paylar, 15 Haziran’dan itibaren ihraççı paylarının fiili dolaşımdaki pay oranı kavramı dışında tutuluyor.
SPK’nin son düzenlemesi sonrası borsa şirketlerinin fiili dolaşım oranı yeniden hesaplandı. 138 şirketin fiili dolaşım oranı düştü. 3. çeyrekte endekse dahil olacak hisse senetleri yeni oranlar üzerinden belirlenecek. Fiili dolaşım oranının gerilemesi o hisse senedinin içinde bulunduğu endeksteki ağırlığını azaltıyor. Bu uygulama endekse dahil olup olmama durumunu da etkileyecek.
Şirket ortaklarının elinde bulunan paylar dışında, yatırımcılar arasında serbestçe alınıp satılabilen paylar fiili dolaşımdaki paylar olarak değerlendiriliyor.
Fiili dolaşımdaki pay oranı, endeks kriterleri açısından en önemli göstergeler arasında yer alıyor.
Örneğin bir hisse senedinin fiili dolaşım oranının kağıt üzerinde yüzde 20 olduğu varsayıldığında, bu oranın yüzde 10-15’lik kısmı bazı özel fonlar tarafından tutuluyor ve fiilen işlem görmüyor olabilir. Bu durumda fiili dolaşım oranının yalnızca kalan bölümü işlem görüyor. Kağıt üzerindeki oran ile fiilen işlem gören pay miktarı arasındaki fark, endekse giriş ve çıkış kriterlerinde yanıltıcı sonuçlar doğurabiliyordu.
Bu durum BIST 100 ve BIST 30 endeksleri açısından önem taşıyor çünkü halka açıklığı yeterli olmayan şirketlerin bu endekslere dahil olması endeks performansını önemli ölçüde etkileyebiliyor.
Endekslerin yatırım fonları açısından referans niteliği taşıması nedeniyle, bazı hisselerde yoğunlaşan yatırımcı gruplarının paylarını fonlar aracılığıyla tutması fiili dolaşım oranının olduğundan yüksek görünmesine yol açabiliyordu. Bu durum bazı hisselerin endekse giriş ve çıkış kriterlerini etkilerken, diğer portföy yöneticileri açısından da dezavantaj oluşturabiliyordu.
Bu kararın, endekslerin daha sağlıklı oluşturulmasına ve yatırımcılara daha doğru bir gösterge sunulmasına katkı sağlaması bekleniyor.
“SPK’nin bu hamlesiyle MSCI ve yabancı yatırımcı açısından önemli bir mesaj verildi”
Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Ekeke, “SPK’nin fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasına ilişkin yeni düzenlemesi en azından sistemin içerisindeki güvencenin artması açısından da oldukça kritik bir nokta. Sahiplik oranlarında çok fazla takaslar değişmeye başlamıştı. Fonlar özellikle çok fazla işin içerisindeydi. Onlar da bir denge sağlandı.” ifadelerini kullandı.
Son dönemde bütün hacimlerin yan tahtalarda neredeyse belirli şirketlerin üzerine yıkıldığını belirten Ekeke, küresel endeks sağlayıcılarından MSCI’dan da önemli bir uyarı geldiğini kaydetti.
Sertaç Ekeke, MSCI’nın daha önce benzer gerekçelerle Jakarta Endeksi’ni kapsam dışı bıraktığını, bu durumun yabancı fonlar açısından oldukça negatif bir atmosfer olduğunu aktardı.
SPK’nin bu hamlesiyle MSCI ve yabancı yatırımcılara önemli bir mesaj verildiğini dile getiren Ekeke, “Düzenlemeyi oldukça olumlu buluyorum. Bir iki gün tabii ki genel olarak yan tahtalarda bu tarz takaslarda bir dalgalanma olacaktır ama orta uzun vade için bence olumlu bir gelişme.” ifadelerini kullandı.
“Borsa İstanbul’un gerçek değerlemesinin yapılabilmesi açısından doğru bir karar”
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, SPK’nin bu kararının yerinde ve doğru bir karar olduğunu belirtti.
“Bu karar Türkiye’de hisse senedi piyasalarının derinliğini ve güvenilirliğini artırmak açısından önemli.” değerlendirmesinde bulunan Aslanoğlu, yaşanan spekülatif durumların böyle bir kararın gerekliliğini ortaya koyduğunu vurguladı.
Küçük yatırımcı başta olmak üzere yatırımcı açısından, yabancı yatırımcı açısından da bakıldığında yerinde bir uygulama yapıldığını kaydeden Aslanoğlu, SPK’nin bu kararının Borsa İstanbul’un gerçek değerlemesinin yapılabilmesi açısından doğru bir karar olduğunu söyledi.
Pariterium Danışmanlık şirketinin kurucusu Dr. İsmet Demirkol, “Bu karar, yatırımcı güvenini artırması ve Borsa İstanbul ile yatırım fonları arasındaki koordinasyonu iyileştirmesi açısından önemli” dedi.
Kararla yatırım fonlarının getirisinin daha kontrollü bir şekilde Türkiye ekonomisine katkısını artırmak amacıyla kullanılabileceğini ifade eden Demirkol, “SPK’nin bu uygulaması, doğrudan yabancı yatırımcıların ve Borsa İstanbul’a yönelik güven ortamının güçlenmesine katkı sağlayabilir.” diye konuştu.
Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu























